Düşmek Üzerine Bir Yazı

Düşmek Üzerine Bir Yazı

Dünyanın neresinde doğduğunun bir önemi yok, bir bebek yürümeyi öğrenene kadar ortalama 200 defa düşermiş. Fiziksel bir engeli yoksa hiçbir bebek yeniden kalkıp bir defa daha denemekten vazgeçmez ve istisnasız hepsi başarırmış.

Azime bakar mısınız?..

O düşmeyi sonrada düştüğü yerden kalkmayı öğrenirken çevresinde kim varsa ona cesaret verir, destek olur her düşüşünde coşkuyla yerinden kalkmasına yardım ederler. Çok görmüşsünüzdür ya da bizzat bunu siz yapmışsınızdır.

Zaten doğrusu bu…

Çünkü yatarak doğan bir canlının iki ayak üzerine kalkabilmesi bunu başarabilmesi aklınıza gelecek tüm zorluklardan daha zor bir eylemdir, alkışlanasıdır düştüğü yerler öpülesidir falan…

Kendimi düşünüyorum da yapmak istediğim bir şey olmayınca bırakın 200 defa 3 defa bile denememişim. Geçmişim “olmuyor” lar mezarlığı. “Ben bunu beceremem” ler çöplüğü geçtiğim yollar.

Kendimi “yorgun kanatlarımı ikinci el eşya satan dükkanlarda kaça okuturum” diye düşünürken buluyorum çoğu zaman. “Beş kuruş bile vermezler buna” deyip ondan da vazgeçiyorum.

Bu ümitsizlik hali beni ister istemez kendi kuyuma doğru düşürüyor, çıkmam gerektiğini biliyorum ama “iki yüz defaya gerek yok ama bir defa da olsa denesem mi acaba” fikri bile yoruyor.

Bunun tek suçlusu ben miyim?

Bebekken bir adım attığım zaman coşku ile sarıp sarmalayan, düştüğüm zaman yaralarımı öpenlerin büyüyünce beni yalnız bırakmasının hiç mi etkisi olmadı?

Bir hayalimden bahsederken gözlerimin ferini söndürenlerin bunda payı yok mu ki?

Vardır mutlaka…

Ama şunu öğrendim düşe kalka ayakta durmayı öğrenirken;

Yunus olsan bile balığın yutmasından kaçamazsın, Eyüp olsan kurtların kemirmesinden. Yusuf olsan ilk önce nefsin ile sınanırsın, Meryem olsan iftira gelir seni bulur önleyemezsin. Nuh oldun diye evlatlarının sana itaat etmesini bekleyemezsin, Hüseyin’sin diye de Ker Balâ’da ölmekten. Dünya burası hep düşecek sonra hep kalkmak zorunda kalacaksın. Çevrende kalkman için seni yüreklendirecek dostlar biriktir.

Ezgi Akgül / Fosyoloji FaceBook

Etiketler

2 YORUM

  1. Ayşe Aydoğmuş

    Yazılarınız yağmur sesi gibi toprak kokusu gibi seherde öten kendisi göremediğim bülbül gibi…

  2. Yazilarinizi arka planda isfehan musikisi müzikle tedavi eseriyle okumaya çalışıyorum.guzel oluyor diyebilirim.

slotbar güncel giriş -

asyabahis yeni giriş

- casinoslot - Goldenbahis yeni giriş