Abicim Sar Bana Oradan Yarım Kilo Mutluluk!

Mutluluk
mutluluk

Aralarında iki Emmy, altı Grammy ödülünün de olduğu toplam 415 ödül alan Whitney Houston, Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiş bu başarısı ile. Hem ses sanatçısı hem yapımcı hem sinema yıldızı olan Whitney Houston’ın albümleri 170 milyondan fazla satmıştı o en popüler olduğu dönem. İnsanlar onu görmek için izdiham oluşturuyor, konserlerine milyonlarca insan gidiyordu. Onun için başarı artık sıradanlaşmıştı anlayacağınız.

Yine Grammy alacağı bir ödül töreninden hemen önce, Arista Records’un sahibi Clive Davis’in verdiği Grammy öncesi partiye katılacaktı. Saatler geçmesine rağmen kimse Houston’dan haber alamıyor, herkes telaş içinde ona ulaşmaya çalışıyordu. Kimse nerede olduğunu bilemeyince çaresiz odasına girmeye karar verildi. Ve 48 yaşındaki pop ve R&B sanatçısının cesedi dünyanın en lüks otellerinden Beverly Hilton Oteli’ndeki süitinin banyo küvetinde bulundu.

Yapılan otopsi sonucu bir cinayete kurban gitmediği, intihar ettiği ortaya çıktı. Ölümünü dünyadaki binlerce kanal, yayınlarını keserek son dakika haberi olarak verdi. Dünyanın en ünlü şarkıcısı intihar etmişti ve kimse bu reyting olayını atlayamazdı.

Dışarıdan bakıldığı zaman Houston’ın dünyanın en mutlu insanı olması gerekiyordu. Kısacık hayatına binlerce başarı sığdırmış hatta bununla Guinness Rekorlar Kitabına bile girmişti. Ona dokunmak için birbiri ile yarışan milyonlarca insan vardı, herkes onu çok seviyor ve takdir ediyordu. Para içinde yüzüyor, istediğine istediği anda sahip olabiliyordu.

Bir kız evladı vardı, evlat sevgisini de tatmıştı. Ama o alkol ve uyuşturucu bağımlısı, korkunç mutsuz bir kadın olmaktan kendini kurtaramıyordu. Dışarıdan baktığınız zaman mutsuz olmasını gerektirecek tek argüman yoktu. Onun yerinde olmak için insanlar her şeylerini feda edebilirdi. Ama elinde olan hiçbir güç onu mutlu etmeye yaramadı. Uyuşturucudan aldığı suni mutlulukta artık tatmin etmeyince o, bu dünyadan gitmeye karar verdi.

Mesela aynı şekilde hatırlarsınız, henüz 27 yaşında olan o genç yaşına beş Grammy ödülü ve sayısız başka başarı sığdıran Amy Winehouse’da evinde ölü bulunmuştu. Yapılan otopside Amy’nin normal sınırın beş katı alkol aldığı tespit edildi. “Hayat çok kısa. Her an her şey olabilir. Oluyor da… Bu yüzden, amaları, belkileri oturup düşünmenin de bir önemi yok.” Demişti bir röportajında. Dediği gibi de yaşamı ortalamadan kısa sürdü. Çok parası çok şöhreti çok elbisesi çok bakımı çok sevgilisi olan ama çok mutsuz bir kadın olarak veda etti bu dünyaya.

Kendisine “Deneysel Müzik Tanrısı” unvanı verilen Jimmy Hendrix’in sonu da diğerlerinden farklı olmadı. Bir efsaneye göre Hendrix gitar konusunda öyle otoriteymiş ki, onun dokunduğu gitarlar sırf o dokundu diye tılsımlanmış kabul edilir ve büyük paralara satılırmış. Milyon dolarları bir gecede kazanan, istediği kadın ile istediği yerde birlikte olan, canı ne isterse yiyebilen çevresi de insan kaynayan Hendrix, yalnızlıktan şikâyet ederek yüksek doz eroini kendine enjekte ederek intihar etti.

Yine hatırlarsınız Rock’n Roll’un en büyük efsanesi olarak kabul edilen Amerikalı sanatçı Elvis Presley daha 42 yaşında şöhretin zirvesinde aşırı uyuşturucu sonucu kalp krizi geçirip öldü. Aynı kaderi Kurt Cobain, Jim 2Morrison ve birçok ünlü de yaşadı.

Para Mutluluk Getirir Mi?

Şundan çok eminim artık, eğer mutluluk denen şey maddi, elle tutulan, göz ile görülebilen bir şey olsaydı bütün zenginler parası neyse verip mutluluğu mutlaka satın alırdı.

– Abicim sar bana oradan yarım kilo mutluluk!

+ 600 gr oldu abi yine de sarayım mı böyle?

– Tamam sar sar fazla mutluluk göz çıkarmaz!

   Şöyle diyalogların yaşandığını düşünsenize; ama işler böyle gitmiyor işte.

Diploma ise diploma, ev ise ev, eş ise eş! İnsanları neyin mutlu edeceğine inanılıyorsa şu hayatta zengin insanlar hepsine sahip; ama yine de mutlu olamıyorlar. En azından dışarı gösterdikleri bu yönde, yoksa çok pis dalgaya bile geliyor olabiliriz.

Aynı bizim gibi “dalgaya mı geliyoruz acaba” diye düşünen ilk bilim adamlarından biri Güney Kaliforniya Üniversitesinden ekonomist Richard Easterling.

Easterling, II. Dünya Savaşının sonlarından 1970′lere kadar yatmış kalkmış amuda kalkmış gözlerini devirmiş dilini burnuna değdirmeye çalışmış yememiş içmemiş Amerikalıların mutluluk düzeylerini takip etmiş. Bu kadar çabanın uykusuz gecelerin sonunda da II. Dünya savaşı sırasında çok fakir olan halkın mutluluk düzeyi ile 1970’lerde gelir düzeyi neredeyse dört kat artan Amerika halkının mutluluk düzeyi hemen hemen aynı çıktığını fark etmiş.

Para mutluluk getirmiyor arkadaşlar! Pis fakirler olarak bilimsel veriler elimizde sevinebilir, kırlarda verilerin yazılı olduğu A4 kağıtlarına çekirdek koyup gönül rahatlığı ile çitleyebilir sonra da belediyelerin ne kadar iş bilmez insanlar ile dolu olduğu hakkında bol bol sallayabiliriz.

Şaka bir yana mutluluk benzeri hiçbir kelime yoktur ki bu kadar güçlü yaşanmak istensin, ama ne olduğuna ve nasıl olunacağına dair ortak bir görüş ortaya çıkamamış olsun. Kimsenin kesin reçetesi yok elinde.  

“Günde üç defa arabanı yıkıyorsun abicim, bak göör yarına mutsuzluktan eser kalıyor mu” diye tavsiye veremiyor insanlar. Ya da “ya kızım salak mısın sen gel bizim kuaföre bir daha yüzün düşer, gözlerin dolarsa sonra yine gel yüzüme tükür” diyemiyoruz.

Çünkü gerçek ve kesin sonuçlu mutluluk hakkında kesin fikirlerimiz ve reçetelerimiz yok. Uygulanırsa yüzde yüz başarı elde edilecek kesin formüllerimiz de hiç olmayacak.

Çünkü gök kuşağı kadar rengarenk ruhlarımızın başka başka ihtiyaçları olmaya hep devam edecek.

Ezgi Akgül / Fosyoloji FaceBook

%d blogcu bunu beğendi: