Eğer Konuşulacaksa…

fosyoloji tarafından tarihinde yayınlandı

Sabahları kesif idrar kokusunun olduğu, hayvan pisliklerine basmamak için seke seke gezdiği Cihangir’de oturmaktan gurur duyar, halk ile en yakın temasını İspark otoparkçısından para üstü alırken yapan arkadaş, çiftçilerin sorunları üzerine rahat 2 saat konuşabilir. Eğer bugün çiftçinin sorunu konuşulacaksa bunu Yozgat, Bayburt halkına çomar cahil demeyenler konuşsunlar. 

“Ben kürdüm” diyene “yaşasın halkların kardeşliği biji miji oley” derken, “ben türküm” diyene “ahanda faşist saldırın” diyecek kadar kafası karışıktır, ayağına geçirdiği Nike ayakkabısı ile Amerikan emperyalizmine rahat 2 saat kafa tutabilir. Eğer bugün ırkçılık belası konuşulacaksa veda hutbesini sadece duvarına asmayan, hayatlarının mihenk taşı yapanlar konuşsun. 

Bağdat Caddesin’de sırf PR için oturup, hayatta ki özgürlük kelimesinin anlamı onun için “şortla gezebilmenin” karşısına denk gelirken, gazetedeki köşesinden “Suudi Arabistan’da kadınlar özgür olmalı” diye yazı yazabilir. Şortlu kadın saldırıları en haz aldığı ve kendince tatmin yaşadığı haber tipidir. Hayatındaki en büyük aksiyon diyetisyeninin Bebek’ten Kavacık’a taşınmasıdır. Boğaz köprüsünde bir defa koştu diye kadın meseleleri hakkında söz hakkı doğdu zanneder. Eğer bugün kadın sorunları konuşulacaksa kadınlar gününde Gratis kuyruğuna girmeyen, kapitalizmin kölesi olmamış kadınlar konuşsun. 

Boynuna sardığı fuları, hafif botokslu yüzü ile Nişantaşı’da 1 kahveye 35 lira verirken “ekmeğe zam gelmiş” diyebilir. Ardından uzun uzun 2 saat boyunca Ecevit güzellemesi yapıp sohbeti “çok beyefendi adamdı..” diye bitirebilir. Eğer bugün zamları birileri konuşacaksa işçisinin hakkını alın teri kurumadan veren, vergi kaçırmayan fırsatçılık yapmayanlar konuşsun. 

Devlet otoritesinin özgürlüklerini kısıtladığını iddia eder, üç çocuk yapın diyeni eleştirir dumansız hava sahası özgürlüğe vurulmuş darbedir der. Zamanında başörtüsü yasaklarının en büyük destekçisidir ama sorsan özgürlük savaşçısı totalitarizm mağdurudur. Eğer bugün özgürlükleri birileri konuşacaksa, yöneticilerin otoriterliğini öğrencisine söz hakkı veren öğretmen, asistanına görüşlerini dayatmayan profesör, eşine anlayış gösteren kocalar, işçilerine söz hakkı veren işverenler konuşsun.


Eğer Konuşulacaksa Bir Mevzu Ağzı Olan Değil Hakkı Olan Konuşsa!


İlk taşı sınandığı günahın masumu olanlar atsın, devlet adaletsizliği varsa çocukları arasında adaletli davrananlar bunu dile getirsin, Afrika’da açlığa çöpe yemek dökmeyenler üzülsün.

Belki o zaman boş lakırtıdan öteye gider yazdıklarımız, söylediklerimiz.

Belki o zaman sorunları çözmek için kocaman projelere, büyük toplantılara, maddi külfetlere gerek kalmaz.

Ezgi Akgül



Kategoriler: bi HAKİKAT söyle

0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir