Beş Şehir – Ahmet Hamdi Tanpınar

Hepimizin bildiği gibi bu eser, sırasıyla Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul’u anlatıyor. Bu şehirleri anlatıyor derken bir gezi rehberi şeklinde anlattığını düşünmeyin lütfen. Ahmet Hamdi Tanpınar Beş Şehir kitabında bu şehirleri anlatırken, o şehirlerin geçmişten günümüze taşıdıkları medeniyet mirasları ile anlatıyor. Onun satır aralarında geçmişi ve bugünü kıyaslama olanağı buluyorsunuz. Bu yüzden sıradan bir gezi yazısı değil elimizdeki Beş Şehir. Başlı başına bir cerrahi müdahale bence; masasına hatıraların, yaşanmışlıkların olduğu beş farklı şehri yatıran ve eline tarih, din, sosyokültürel yapı gibi neşterleri alan bir cerrah olarak çıkıyor karşımıza Tanpınar bu eseriyle.

“Gezen mi daha çok bilir yoksa okuyan mı?” sorusuna “hem gezen hem okuyan” cevabını veren bir kitap. Oturduğum yerden Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul’u gezeyim diyorsanız tam sizlik. İçindeki bilgilerin çoğunu kimseden duymadığınızı temin ederim.

Şehirlerin güzelliklerini, tarihçesini birçok kitapta okudum fakat bu kitabı okurken gitmiş olduğum bu yerleri tekrar tekrar göresim geldi. Şehirlerin tarihçesi yanında mimari yapılarından da bahsetmiş, bazıları hakkında fazlaca detay da vermiş.

Kitapta bir çok Osmanlıca kelime var. Kitabı okurken yanında telefonunuz olsun ki bilmediğiniz sözcüklerin anlamını bulmanız kolay olsun. Tanpınar’ın diğer kitaplarında olduğu gibi bu eserinde de Türkçe hakimiyetine, dilimizi kullanmadaki ustalığına hayran kalmamak elde değil. Okuru ciddi anlamda bilgilendiren bir eser ancak sık sık kullanılan Osmanlıca kelimelerden dolayı eseri okuması arada zorlaşabiliyor.


Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Beş Şehir Kitabında En Sevdiğim Bölümler


“Her düşünen insanımız gibi, ben de hayatımızın değişmesi için sabırsızım.”

“Zaten kitap, parça parça yaşanmış şeylerden doğdu. “

“Şüphesiz bugünün büyük meseleleri var. Fakat hiçbiri kanla halledilemeyecek, insan ruhu kendi gerçeklerine erişene kadar bu acıyı çekecek.”

“Ancak sevdiğimiz şeyler bizimle beraber değişirler ve değiştikleri için de hayatımızın bir zenginliği olarak bizimle beraber yaşarlar.”

“Hiçbir şey kendi alın teri kadar bir insanı tatmin edemez.”

“Fakat bizim acılarımız nedense hapsedilmeye mahkûmdur.”

“Mazi daima mevcuttur. Kendimiz olarak yaşayabilmek için, onunla her an hesaplaşmaya ve anlaşmaya mecburuz.”

“Bir şehri sevmek, aşka sebep aramaktır.”

“Hayat, şüphesiz gözlerimizde değildir.”

“Bu memlekette dikkat edilecek, sevilecek, acınacak ne kadar çok şey vardı!”

“Ölüler bu basit ikametgâhlarından sokağın bütün hayatına şahit olurlardı.”

Ezgi Akgül

Bir başka kitap tavsiyesi “Ahmet Hamdi Tanpınar: Saatleri Ayarlama Enstitüsü” için yazıya bakabilirsiniz.


Etiketler