Ahmet Hamdi Tanpınar: Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Ahmet Hamdi Tanpınar: Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Bundan tam 58 yıl önce bir kitap yazıldı buralarda. Adına da “Saatleri Ayarlama Enstitüsü” dedi yazarı.

“Yumuşak ve uysal, merhametli, sefaleti tatmış tabiatım ikide bir işe karışıyor, lafımı kesiyor, kararlarımı değiştiriyordu.” diyerek Türk toplumunun Cumhuriyetin ilanından önceki ve sonraki psikolojik durumunu harika bir tespitle anlatmış.

“Nasıl kitap yazılır?” sorusuna Türk Edebiyatında verilmiş en nefis cevaplardan birisidir ayrıca bu kitap. Nasıl kitap yazılırdan ziyade nasıl kelimeler dizilirin de cevabı olmalı.

Saatleri Ayarlama Enstitüsü Neden Bu Kadar Değerli?

En ufak karakterler ve mizansenleri bir anda kanlı canlı hale getiren ufak ayrıntılar var. Kahkahalar attıracak ironik bir durumdan hiç beklenmedik bir hüzün çıkarabilen ve bunu yaparken sadece Türkiye’nin değil dünyanın bütün ikinci sınıf romancılarına parmak ısırttıracak bir inceliği ve kıvambilirligi gösteren de bir eser ayrıca. Tam gülecekken gözleriniz sayfada sabit kalıyor ya da tam damlalar hücum etmişken gözlerinize bir duraklıyorsunuz.

Son dönemde insanın hayal gücünün gerçek hayat ile iç içe geçtiği eserlere ilgi duyduğumdan, Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün grotesk anlatımı Cumhuriyet’in kuruluş dönemine yedirmesinden oldukça keyif almıştım ilk okuduğum zaman.

Ben de herkes gibi Hayri İrdal’la insanların davranışlarına hayret ettim, onun olaylara verdiği tepkiler benim tepkilerim oldu. Bundan 55 yıl önce yayımlanmış bir eserin bugün bile bu şekilde değerlendirilebiliyor oluşu Tanpınar’ın yeteneğini gözler önüne sermekle kalmıyor, takdir edilmeyi sonuna kadar hak ediyor.

Şiddetle tavsiye ediyorum…

Saatleri Ayarlama Enstitüsü Kitabında En Beğendiğim Yerler

“Hepimiz kendi masallarımızın kurbanıyız.”

“Hayatta uğradığımız bütün güçlükler az çok kafamıza gelen ilk fikirden bir türlü silkinip çıkamayışımız yüzünden değil midir?”

“Bazen düşünüyorum, ne garip mahluklarız? Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikayet ederiz; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız?”

“Bu daima böyledir. Hadiseler kendiliğinden unutulmaz. Onları unutturan, tesirlerini hafifleten, varsa kabahatlilerini affettiren daima öbür hadiselerdir.”

“Sabır, insanoğlunun tek kalesidir… “

“İnsan birisini bu kadar severse nasıl darılır?” diyordu.
Hiç darılabilir mi? Muhakkak yorulmuştur..

“En iyisi düşünmemekti. Kaçmaktı. Kendi içime kaçmak. Fakat bir içim var mıydı? Hatta ben var mıydım? Ben dediğim şey; bir yığın ihtiyaç, azap ve korku idi.”

“Dinlemesini biliyorsun, ki bu mühim bir meziyettir. Hiçbir işe yaramasa bile insanın boşluğunu örter, karşısındakiyle aynı seviyeye çıkarır!”

“Herkes kendi boşluğunu bir parça duygu ile doldurmak,kendini süslemek istiyor.”

Ezgi Akgül / Fosyoloji FaceBook

Bir başka kitap yorumu George Orwell — 1984 için tıklayın…

Etiketler

4 YORUM

  1. Merhaba. Çok sevdiğim kitaplardan biridir. Uzun seneler önce okumuştum, şimdi gene okuyasım geldi 🙂
    Yalnız bu PDF kitabı dağıtmak yasal mı emin değilim.

  2. Beş Şehir – Ahmet Hamdi Tanpınar | Uzun Kitap Yorumu | Fosyoloji – Fosyoloji

    […] başka kitap tavsiyesi “Ahmet Hamdi Tanpınar: Saatleri Ayarlama Enstitüsü” için yazıya […]

  3. Gül Yetiştiren Adam – Rasim Özdenören | Uzun Kitap Yorumu | Fosyoloji – Fosyoloji

    […] başka tavsiye ettiğim kitap “Ahmet Hamdi Tanpınar: Saatleri Ayarlama Enstitüsü” yazısına da göz […]

  4. Toplumun McDonaldslaştırılması – George Ritzer | Fosyoloji – Fosyoloji

    […] başka tavsiye ettiğim kitap “Ahmet Hamdi Tanpınar: Saatleri Ayarlama Enstitüsü” yazısına da göz […]