Uygarlıkların Batışı – Amin Maalouf

Uygarlıkların Batışı – Amin Maalouf

Deneme türü olarak kaleme alınmış bir eser Uygarlıkların Batışı. Amin Maalouf çoğunlukla yakın doğu tarihi üzerinden son yüzyılda yaşananları ve geleceğe dair korkularını anlatıyor bu deneme kitabı ile. Dünyanın halihazırda yaşadığı atmosfere neden olan siyasal devrimler, ABD ve Avrupa’nın yanlışları, Ortadoğu’nun kronik sorunu ve diğer başlıklar. var içinde. Bilge bir yaşlıdan anılarını ve korkularını dinler gibi akıcı bir dil hakim kitaba. Bin sayfa olsa insan sıkılmadan okur.

20. Yüzyılın ikinci yarısını genel hatlarıyla çok başarılı bir şekilde anlatan bir eser bana göre. Doğup büyüdüğü Lübnan ve Ortadoğu’ya, yazarın halen yaşıyor olduğu Avrupa’ya ve dünyanın geri kalanına dair endişelerine ümitsizliğine ve yakmış olduğu ağıda şahitlik ediyorsunuz satır aralarında.

Mısır ve Cemal Abdülnasır ile ilgili bölümler, 1967 Arap-İsrail Savaşı ve sonrasında yaşanların anlattığı kısımlardan, Güney Kore ve Soğuk Savaş sonrası dönemi anlattığı bölümler çok değerli. Altı çizile çizile okunması gerekir diye düşünüyorum.

“Kadim Doğu Akdeniz medeniyeti mensubu insanlar bugün gemilere binmiş kaçıyorlar” ifadesiyle, Avrupa’ya yönelen göç sorununa da değinmiş. Ama Avrupa’daki ülkelerin göçmenlere yönelik takındıkları tutum hakkında söz etmiyor. Fransa’da yaşamasının ve orayı ikinci vatanı olarak görmesinin de etkisiyle, bu konuda sessiz kalması düşündürücü.

Amin Maalouf – Uygarlıkların Batışı Kitabında En Sevdiğim Kısımlar


“İnsanlık inşa ettiği her şeyi tehlikeye atacak bir çark içine girdi. Şu anda da bu çarktan çıkmayı sağlayacak bir yol, fikir ya da önder görünmüyor.”

“Doğu Akdeniz’de ışıklar söndü ve gezegeni karanlık kapladı.”

“…geçtikleri sokaklarda bütün duvarlar yıkılırken yine de sağ salim kurtulan ve sonra, arkada bıraktıkları koca kent bir moloz yığınından ibaret kalmışken, giysilerinden tozları silkeleyen film kahramanları gibiydim…”

“Bilim saptırıldı, idealler bozuldu, insanlığı özgürleştireceği iddia edilen her şey bizi köleleştirdi.”

“İnsan kaçınılmaz olarak bağlanıyor. Sonra yine kaçınılmaz olarak gidiyor. Kapıyı bile çekmeden gidiyor, zaten ne duvar ne kapı kalmış oluyor geride.”

“Bir insan yaşama isteğini kaybederse, ona yeniden umut vermek yakınlarına düşer.”

“Azınlıkların ayrımcılığa ve baskıya maruz kaldıkları bir toplumda her şey çürür ve bozulur. Kavramların içi boşalır, anlamlarını yitirirler.”

“Kimlik kaynaklı çalkantıların hüküm sürdüğü bir dünyada, herkes bir başkasının, bazen de tüm tarafların gözünde kaçınılmaz olarak hain haline geliyor.”

Ezgi Akgül

Bir başka tavsiye edebileceğim kitap “Franz Kafka’nın Dönüşüm” kitabına da göz atabilirsiniz.

Etiketler
slotbar güncel giriş -

asyabahis yeni giriş

- casinoslot