Bal Tuzağı Nedir?

Bal Tuzağı Nedir?
Bal Tuzağı Nedir?

İstihbaratta adına “Bal Tuzağı” denilen bir terim var. Güzel kadınlar istihbarat ajanları olarak yetiştirilip, bilgi alınmak istenen üst düzey makam mevki sahibi erkekleri baştan çıkarıyor. Baştan çıkarılan, istihbarat elamanı olduğunu bilmediği kadına âşık olan adamlar da ne var ne yok tüm bilgileri veriyor. Bu yönteme de “Bal Tuzağı” deniyor.

Bu tuzağı ustaca kullanan en ünlü ajanlardan biri Mata Hari’ydi. Görünüşte büyüleyici şekilde dans eden ve özel gecelerde sahne alan dansöz Mata Hari, aslında bir ajandı. Hollanda başbakanından Almanya prensine kadar bir sürü adamı kendine aşık eden ve cinselliğini kullanan, Fransa ve Almanya arasında çift taraflı ajanlık yapan Hari, verdiği bilgiler sebebiyle 50.000 Fransız askerinin ölümüne yol açtı.

Hari’den sonra “Bal Tuzağı” nın işe yaradığı ortaya çıktı. Ülkelerin istihbarat birimleri sırf bu iş için özel kadınlar yetiştirmeye başladılar.

Çünkü erkekler ne kadar üst düzey bürokrat olsa da konu kadın olunca iradesizleşiyorlardı. Zayıf yanlarını kullanmak da istihbarat birimlerine kalıyordu.

Bal Tuzağı ve İrade İlişkisi

Bizlerin basit iradesizlikleri belki 50.000 Fransız askerinin ölümüne yol açmıyor ama bir zincirleme kazaya sebebiyet veriyor. Basit hayatlarımız büyük felaketlerin altında yığılıp kalıyor. Bu zincirleme kazada hangi arabaya koşup hangi yanımızı kurtaracağımızı şaşırıyoruz. Bu kararsızlık hali de beraberinde umutsuzluğu, “benden adam olmaz” ları getiriyor.

İrade; bir şeyi yapmak istediği halde yapma, yapmamak istediği halde yapmaya gayret etme gücüne denir.

Bir tepsi baklavayı yemek istersin; ama yersen şekerin çıkar, kilo alırsın, tansiyonun fırlar, yemezsen iradenin istediğin halde yapmama seçeneği devreye girer. Baklavayı yedin bi şekil de iyi de halt ettin kilo aldın spor yapman gerekiyor ama yapmak istemiyorsun. Orada da devreye iradenin yapmak istemediğin zaman yapma gayreti ortaya çıkar.

İrade kullanımı bazen yakın vadeli sonuçları beraberinde getirmeyebiliyor. İradeniz ile aldığınız bir karar size hemen geri dönüş sağlamayabilir.

Bu konuda en güzel ve etkili çalışma sürecini Walter Michel 1970’lerde başlatmış.

Zekâ oranları ve ailelerinin sosyo-ekonomik durumları eşit olan bir grup çocuk bir odaya konuluyor. Çocuklara da birer tabak tatlı veriliyor. Çocuklara: “eğer bu tatlıları 15 dakika boyunca yemeden durursanız size bir tabak daha tatlı vereceğiz. Ama yerseniz o bir tabak tatlıyı kaybedeceksiniz.”

Çocuklar 15 dakika boyunca odada yalnız bırakılıyor. İçeri girdiklerinde çocukların üçte ikisinin tatlılarını yemiş olduklarını görüyorlar.

1990’lı yıllarda bu çocuklar bulunuyor. Üniversite sınav sonuçları karşılaştırılıyor ve sabredip yemeyenlerin daha yüksek puanlar aldıklarını görüyorlar.

Birkaç yıl sonra çocukların beden kitle endeksleri ölçülüyor. Sabredemeyerek yiyen çocuklar daha şişman ve sağlıksız çıkıyor.

İradeyi doğru kullanıp kullanmamak zincirleme kaza gibidir.

Bu kazada bazen sağlığınız yara alır bazen umutlarınız. Bazen kemerini takmayan hayatınız ön camdan fırlayabilir bazen de arka koltukta oturan öz güveniniz sarsıntı geçirir.

Hayat birazda bu kazayı göze alıp almadığınız ile alakalıdır.

Öz güven zedelenmelerinden önce “Öz Güven Nedir?” sorusuna yanıt bulmak daha iyi olur sanırım. Yanıtı için ŞURAYA tıklayın…

Ezgi Akgül / Fosyoloji FaceBook