Beklenti Nedir?

Kralın biri, dondurucu bir kış mevsiminde gecenin soğuğunda nöbet tutan muhafızının yanından geçerken sorar:

– Üşümüyor musun?

Muhafız:
– Alışığım padişahım.

Kral:
– Olsun böyle olmaz, sana sıcak elbise getirmelerini emredeceğim, der ve gider.

Ancak Kral o kadar meşgul bir adamdır ki, verdiği “seni ısıtacağım” sözünü unutur.

Ertesi gün duvarın yanında muhafızın soğuktan donmuş cenazesini ve duvarın üstünde bir not görürler.

Notun üzerinde:
– Soğuğa alışkındım ben Kral’ım; fakat senin sıcak elbise vaadin beni öldürdü…

Bir ilişkiye başlarken karşılıklı vaadler verilir hani.

Seni şöyle mutlu edeceğim, sana şunu yapacağım, şöyle harika hissedeceksin, falan denilir. Denilmese de olacakmış gibi hissettirilir hani.

İşitenin ayakları yerden kesilirken, içi de beklentiye girmenin verdiği haz ile sıcacık olur hani.

Beklenti eşiği yükseltilen kişi, içinin sıcaklığı ile beklemeye başlar hatta sabırsızlanır ya hani.

İşte o hayallerimdeki kadın/adam, çocuklarımın babası, menemene ekmek banacağım kadın replikleri de zihnimizde tam bu anda beklenti anında yankılanır.

Dünyada ondan mükemmeli ondan harikası ondan kralı ondan rövaşata atabileni ondan daha iyi amuda kalkabileni falan yoktur yani…

Aradan zaman geçer, o amuda kalkabilen kral vaadini ya unutur ya işine gelmez ya çapı yetmez.

Sonunda umut, duymak istediğimiz melodilerin peşinden koşarken yorulur ve ölür.

Umudun ölmesi beraberinde sevgiyi, saygıyı, güveni, muhabbeti, dostluğu da öldürür.

Bir gün buz tutmuş ruhunuzu karların üzerinde yatarken bulurlar başınızda bir not: “soğuğa alışkındım ben, niye ki?..”

Ezgi Akgül / Fosyoloji FaceBook

slotbar güncel giriş -

asyabahis yeni giriş

- casinoslot - Goldenbahis yeni giriş -
Baymavi