Çalışmak Zorunda Olan Kadın Gerçeği

Telefonum bozuldu yaptırmaya gittim geçen. Dönüşte de baktım geçtiğim sokakta pazar kurulmuş kayısı çağlasını çok severim, çıkmış mı diye bakmak için bi uğrayayım dedim. Akşam üzeri olduğu için pazarcılar tezgahlarını toplamaya başlamıştı çoktan. Üç beş kalan malı da elden çıkartmaya çalışıyordu. Suriyeli  olduğunu tahmin ettiğim bir kadın sırtına sardığı çocuk ile yerlere dökülenleri acele acele poşete dolduruyordu pazar girişinde. Çalışmak zorunda olan kadın yorgunluğu vardı gözlerinde.

Pazarda kalmış sebzeleri toplayan kadınlar ile onları gören insanlar arasında adı konulmamış bir anlaşma vardır hep. İki tarafta gözlerini kaçırır bir ayıbın ortağı olmamak için belkide. Kimse kimsenin şahitliğini istemez gibi aceleyle davranır.

Adımlar hızlanır, gözler kaçırılır oradan geçerken. Onlar da sanki yeryüzüne insanların günahlarını toplamaya inmişler gibi hızlı davranırlar.

Sabah olunca çocuk bakmaya gidecek, alışveriş listesini tamamlayacak, taze ekmeği yetiştirecek, cins köpeği dışarı çıkartacak kadınların adımları kadar aceleci ve benzerdir hareketleri bu kadınların.

Böyle kadınları görünce sanki tüm vebal benim sırtımda gibi hissediyorum. Omuzlarım düşüyor, gözlerim kararıyor.

Başkalarının evlerini, başkalarının hayatlarından kalan tozları, kirleri, anıları, yüzleri, silüetleri, günahları, kokuları, başkalarının geceden kalanlarını temizleyerek hayatta kalan kadınların; silmekten ve ovmaktan yorulmuş,

Morarmış avuçları kadar kararıyor sanki hayat o anlarda.


Çalışmak Zorunda Olan Kadın İçin Neler Yapılabilir?


Eğer hükümet yeni icraat döneminde güzel bir şey yapmak istiyorsa kadınlar için; onları evlerine, sultanları oldukları saraylarına döndürecek yeni adımlar atmalı.

Nasıl yapılır nasıl düzenlenir bilmiyorum ama, kadınlar önce evleri ile barıştırılmalı. Evlatlarını sıcak çorba ile okul dönüşü karşılama hakkı yeniden onlara sunulmalı.

Nasıl olmalı bilmiyorum ama, acele ile hareket eden kadınlara artık birileri “biraz dinlen” diye fırsat sunmalı. Belki eşlerinin çalışma şartları ve maaşları iyileştirilmeli soluk alabilmeleri için.

Nasıl ikna edilir kadınlar bilmiyorum ama, evde kurabiye kokusunun yeni bir çantadan daha mutluluk vereceğine ikna olmalı anneler. Kapanmayan gardropların kapanmayan yaralar açtığının farkına vardırılmalı.

Mecburen çalışmak zorunda olanların, mecburiyetleri bir şekilde sonlandırılmalı.

Yoksa bir nesil heba olacak.

Anneli çocuklar annesiz büyümeye, bakıcıların insafına mahkum edilmeye, kadın istihdamını artırıcı politikalar yüzünden mutsuz çocuklar mutsuz yetişkinler olarak büyümeye devam edecek.

Elimizde kalan son kale “aileyi” kendimiz yıkmaya devam edersek, enkazın altında hep birlikte kalacağız.

Ezgi Akgül



Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir