Cemil Meriç – Bu Ülke

Cemil Meriç – Bu Ülke

Kitabı ilk okumaya başladığımda şöyle bir paylaşımda bulunmuştum: “Bu kitabı ben nasıl okuyacağım ki, her okuduğum paragrafta bir şeyler paylaşma hissi yaşatıyor, çevreme bakıyorum, kimle paylaşacağım ki kim beni anlayacak… Heyecanla bir iki deneme yapıyorum, tık yok…” Cemil Meriç’in Bu ülke kitabı için hala aynı şeyleri hissediyor oluşum tesadüf olamaz. Çünkü kitap yıllar önce yazıldığı halde her satırı bugünü anlatıyor gibiydi. Bunu nasıl başarıyorlar anlamıyorum. Yıllar öncesinden geleceği yorumlayabildiğim zaman sanırım gerçek bir sosyolog olabileceğim.

Cemil Meriç’in Bu Ülke kitabını okurken tek bir kitabı değil bir çok kitabı aynı anda okuyor gibi hissedersiniz. Bu yüzden bazıları ona kitap değil “Ansiklopedi” demeyi tercih eder.

Ülkenin her ferdine hitap eden kitabın asıl muhatabı bu ülkenin aydınları. Düşünmek yerine hazırı alıp kullanan ülke aydınlarını yerden yere vurur Cemil Meriç “Bu Ülke” kitabında..

İdeolojilerin insan idrakine ket vurduğunu ve Avrupa üretimi bu yapay oluşumların neden yanlış olduklarını anlatıyor uzun uzun. Ve sonra Türk aydının bu yapay oluşumları nasıl baş tacı yaptığını yeriyor satır aralarında.

Bu kitabı okumadan doğru toplum okuması imkansız gibi bir şeydir.

Cemil Meriç’in Bu Ülke Kitabında En Beğendiğim Yerler


“Bir adamı tanıyabilmek için, düşüncelerini, acılarını, heyecanlarını bilmemiz lazım hiç değilse. Hayatın maddi olaylarıyla ancak kronoloji ilgilenir. Kronoloji aptalların tarihi.”

“Vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını yaşanmazlaştıranlardır.”

“İzm’ler idrakimize giydirilen deli gömlekleri. İtibarları menşe’lerinden geliyor. Hepsi de Avrupalı.”

“Anladım ki aklıma geleni yazmak yazı yazmak değildir.”

“Bazen bir kuyuya benziyor hayat; kör, pis, zehirli bir kuyuya. Boğuluyorum, ölüme koşacak mecalim kalmıyor, kimseyi görmüyor gözüm. Sevdiklerim yabancılaşıyor, kitaplar tuğla oluveriyor birden. Dostlarımın sesini tanımıyorum. Varlığım bir tele asılıyor. Bir kabus bu, bir hastalık…”

“Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaplardaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim.”

“Yaşayanları yönetenler ölülerdir. Demek ki , öldürülmesi gereken ölüler de var.”

“Herkesi rahatsız ediyorum…
Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.”

“Argo, korkunun ördüğü duvar…”

“Nezleye yakalanır gibi ideolojilere yakalanıyoruz.”

“Ummanların ötesinde bir altın şehir yok. İnsanlar her ülkede hilekar ve yırtıcı, zaruret tünelinden hürriyet alanına çıkamadı henüz.”

Ezgi Akgül / Fosyoloji FaceBook


Bir başka tavsiye edebileceğim kitap “Yeraltından Notlar” için ŞURAYA bakabilirsiniz.


Etiketler
slotbar güncel giriş -

asyabahis yeni giriş

- casinoslot