Çocuk Eğitimi Nasıl Olmalı?

Çocuk Eğitimi Nasıl Olmalı?

Malatya’daki kayısı üreticisinin kayısı ağaçları çiçek açınca bir dal koparıp buzluğa koyduğunu, sonra o dalı esnafa gösterip “bakın çiçekler bu sene soğuktan dondu o yüzden kayısı bu yıl pahalı olacak.” diye fiyat yükselttiklerini duyduğum zaman çok şaşırmıştım. Ama bu şaşkınlığın daha fazlasını kanser olan bir tanıdığın başına gelenleri öğrenince yaşadım. Arkadaş çok ünlü çok tavsiye edilen çok iyi (!) bir doktora yönlendiriliyor. Doktor, arkadaşın ailesinden bütün tedavi sürecinin parasını peşin istiyor. Babası da durumları olmadığını söyleyince “hastayı kaybedersek paranın %30’unu iade ederiz sorun değil!” diyor. Vicdan, merhamet, ahlak, karakter gibi kavramların eğitim ile alakalı olmadığını buna benzer şeyler görüp yaşadıkça daha çok anlıyor insan. Çocuk eğitimi konusunda neredeyiz?

Yarın karne gününde herkes çocuğunu ileride doktor, mühendis belki mimar olacağı umudu ile basacak bağrına. Ama sanki bir şeyleri ıskalıyoruz hayal kurarken.

Ahlaksız mühendislerin onay verdiği kaçak yapıların altında kaldık Marmara, Erzincan, Dinar, Van depreminde. “Sesimi duyan var mı?” diye atılan her çığlık onaylanmış, mühürlenmiş kaşeli molozlardan geri döndü bize.

Kimse kalmamıştı sesimizi duyacak…

Organ mafyası diye bir sektörü canlı tutan ahlaksız doktorların varlığı değil mi? Ya uyuşturucu ile gençleri zehirleyenlerin en has adamları, o çok puanlı üniversitelerden mezun olmuş kimyagerler değil de kim?

Masum insanları ben değil pilotlar bombalıyor. Darbeyi bilmem kaç dil bilen askerler yaparken, toplum vicdanını yaralayan o ünlü kararları da çok eğitimli (!) hakimler veriyor.

Tek suçlu mesleklerini kötüye kullanan bu insanlar mı?

Çocuk Eğitimi Konusunda Kim Suçlu?

Kendi hayat başarısızlıklarını çocukları üzerinden çıkarmaya çalışan, çocuğu doktor olunca sevinen ama oto tamirci olunca yerin dibine giren, hayatta ki tek başarıyı iyi insan olmak olarak değil de iyi araba almak olarak gören ailelerin hiç mi suçu yok?

Rüşvet almayana enayi, adam kayırmayana nankör gözü ile biz bakmadık mı?Cebine giren para kadar adamsın, bindiğin araba kadar itibarın var, oturduğun semt kadar gözdesin günümüzde.

İçki ve sigaranın sansürlendiği ama cinayetin tüm ayrıntıları ile gösterildiği, insanın magandalık yapmasının aylak gezmesinden daha önemli olduğunun işlendiği, okul çağındaki liselilerin sıra ile birbirini aldattığı olayların yaz aylarının raiting rekortmenleri olduğu diziler konusunda bir adım atmayan yetkilileri de geçtim de; raiting rekortmeni yapan bizler az mı suçluyuz?

Eğitimin yüksek not ortalamaları ile ilgili olmadığını yüksek ahlak ortalaması ile alakalı olduğuna önce inanmamız lazım. Sonra kendi elimiz ile büyüttüğümüz canavarların ilk bizi sonra toplumu yutacağını tekrar tekrar hatırlamak belki…

Ezgi Akgül



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön