Din Felsefesi Yapmak / Recep Alpyağıl

Din Felsefesi açısından özellikle de bu işin Hıristiyanlık tarafında Wittgenstein ve Kierkegaard iman konusunda iki önemli isim. Bu iki önemli ismin neden iman ettiklerini ve görüşlerini güzel anlaşılır bir özetle bu kitapta bulabiliyorsunuz. Din felsefesi yapmak işini daha çok İslam üzerinden değil de Hıristiyanlık ve Yahudilik üzerinden değerlendirmiş yazar. Referans olarak aldığı Wittgenstein ve Kierkegaard’ın bu toplumlarda yetiştiğini düşünecek olursak bu normal bir davranış.

Galileo gibi bilim adamlarına yaptıkları herkesin malumu olan kiliseyi daha iyi anlamak için de iyi bir başlangıç olabilir bu kitap. Neden o dönemler bilimsel çalışmalara şiddetle karşı çıktıkları, hatta bunu daha da ileri götürerek adeta düşünmeyi yasakladıklarını daha iyi görüyorsunuz. Fideizm’in insan aklının önünde nasıl engel olduğunu da ikna edici dil ile güzel anlatılmış.

Aslında konuya bir başlangıç kitabı desek yanlış olmaz. Hıristiyanlığın ortaya çıkışından beri tartışılagelen akıl-iman konusundaki tavrını imandan yana koyan ve bir anlamda aklı devre dışı bırakan Fideizm’de kitabın diğer bir bölümü.

Fideizm’in makul ve makul olmayan tarafları da ayrıntılı şekilde irdelenmiş. Bir tarafta düşünmeyi veakletmeyi yasaklayan bir inanç sistemi; diğer tarafta inandığı halde bilimsel gerçeklerden de kaçmamak gerektiğini söyleyen diğer taraf.

Teoloji ve Felsefe hayranları için tavsiye olunur.

“Eğer Tanrı bize kendisi hakkındaki paradoksları eleyerek, nesnel bir bilgi vermiş olsaydı, Tanrı’yla olan ilişkinin bedeli daha küçük olmuş olacaktı. Çünkü küçük bedel küçük değer anlamına gelmektedir.” (Kierkegaard)

Ben Kierkegaarg’cıyım. 21. Yüzyılda bile hala düşünceleri canlılığını koruyor ve çok dindar bir insan olan Kierkegaarg’ın inancına ateistler makul cevaplar geliştirememiş. İnsanın ruh dünyasını görmezden gelen ve her olaya felsefik açıdan açıklama getirmeye çalışan felsefecilerin de Kierkegaarg ile ciddi sorunları var. Bir yerden sonra ona cevap vermeye çalışmayı bırakıp onu anlamaya çalışmaya başlamaları da bunun kanıtı belki de.

Bu kitap da gerçek bir inanan (bunun Müslüman, Hıristiyan ya da Budist olması fark etmez) nasıl düşünür nasıl betimler nasıl olayları yorumlar onun felsefik açıklamalarını yapmaya çalışmış.

Ama çalışmış işte sadece…

İnanç asla belli kurallar ile açıklanabilen bir şey değildir. Sadece tahmin edersin adına da felsefe yaptım dersin kim bilecek.

Bir başka tavsiye ettiğim kitap “Ahmet Hamdi Tanpınar: Saatleri Ayarlama Enstitüsü” yazısına da göz atabilirsiniz.

Ezgi Akgül



Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir