Elmas Ve Pırlanta Karatı İle Ölçülen İlişkiler

Erkeği önünde diz çöktürüp evlenme teklif aldı diye bunun çok romantik olduğunu zanneden Kezopatralar ile kucağında kalp olan Çin malı oyuncak ayı aldı diye kendini romantik zanneden Kekoreçlerin cahillikleri ölümüne yarışır.

Ama asıl cahillikte zirve tek taşın karatı oranında aşkın boyutunun ölçüldüğü günümüz ilişki anlayışına ait.

Kendi kendilerine ilişkileri nasıl ilerlerse ilerlesin isterlerse 14 Şubatta el ele uçurumdan üstlerinde aynı desen ve aynı renk o iğrenç kombinlerle atlasınlar, bundan bana ne bize ne! Öğretilen romantizm ritüellerini olması gereken doğru davranışlar biçiminde algılayıp ve bu da yetmezmiş gibi topluma bunu yaymasınlar yeter.

İlişkilerimizin içine sıkışan leş para olgusunu öylesine sistemli ve kararlı bir biçimde bize dayattılar ki artık aşkı meta ile bitiştirmeden evlenemiyoruz bile. O tek taş olmadan evlenmeyi bırak tek taşı başkasının tek taşından küçük diye nişan atan kadınlar biliyorum.

Bir tüketim ürünü ile kendi değeri arasında korelasyon kuracak kadar kendisine saygısı olmayan bir insan ile değil evlenmek, koz maça oynarken bile eş olmak istemememiz lazım iken biz tutup bu insanları çocuklarımıza anne/baba diye seçiyoruz.

Kaldı ki yüzüğün üzerindeki pırlantanın karbonun allotroplarindan biri olan elmasın kesilmiş hali olduğu, aynı karbonun kömür ve grafit de oluşturabildiği gerçeği ortadayken metanın ne olduğu, maddenin hangi özelliklerinden dolayı kıymetlendiği tartışmaya her zaman açık.

“İhi İhi bij ondan diilki aşkımıjın şembolü güjel olşun falan filan İhi ihi” diye iddia edenleri zirkon yüzük ile aşklarını ölümsüzleştirmeye davet ediyorum.

Şunu çok net söyleyebilirim.

Ucuz diye aşağıladığı zirkon taşlı bir yüzüğü parmağına takmayan kadın kendi değerini meta ile ölçecek kadar cahildir. Aynı zamanda “bana ucuz bir yüzük alacak kadar değer veriyorsun” diyorsa hastalıklı romantizm öğretisinin ve uzun soluklu bir pazarlama stratejisinin lağamıdır, foseptiğidir.

Çok mu abarttım? Hayır!


Elmas Ve Pırlanta Nasıl Çıkartılıyor?


Sizin o olmazsa kendinizi olmamış hissettiğiniz elmas ve pırlantalar, özellikle Sierra Leone başta olmak üzere Afrika ülkelerinde ve geri kalmış birkaç ülkede ülkenin fakir insanları çok zor sağlık şartlarında çalıştırılarak çıkartılıyor. Daha da kötüsü bu ülkelerde iç savaş hüküm sürmekte, bu iç savaşlar hiç bitmesin diye büyük elmas şirketleri tarafından destekleniyor.

Bitti mi? Bitmedi!

Bu ülkelerde zor şartlarda çalışmayı veya asker olup savaşmayı kabul etmeyenlerin elleri kesiliyor ve yine bu ülkelerde nüfusa göre sakat olma oranı bir hayli yüksek.

Bitti mi hala? Hayır devam ediyor!

Son yıllarda bu yaşanan insanlık dramına karşı elmas için yeni bir sınıflandırma tanımı ortaya çıkmış kapitalist insan vicdan sesini bastıracak yeni bir yol bulmuş.

Bu sınıflandırmaya göre 2 çeşit elmas var: Bunlar savaş (conflict) ve savaş-dışı (conflict-free) elmaslar. Savaş (conflict) elmasları elmas şirketlerinin desteğiyle ülkede iç savaş çıkartılarak ve ülkenin insanları çok zor sağlık koşullarında zorla çalıştırılarak elde ediliyor. Savaş-dışı (conflict-free) adı verilen elmaslar ise çıkarılırken çalıştırılan insanlar sağlıklı koşullarda ve ücretli olarak çalıştırılmakta, aynı zamanda ülkede herhangi bir çatışma veya iç savaşa neden olunmuyor. Ama savaşarak çıkan elmaslar daha pahalı.

Mutluluğunuzu ve aşkınızı fakir Afrika ülkelerinin insanlarının kanıyla üretilen bir meta ile sembolize edecek kadar hıyarsanız ben bilmem de bari utanıp cehaletinizi kendi içinizde yaşayın.

Çocuklarınızı bu rezil açık hava tımarhanesinin elit görünümlü ancak meta tabanlı öğretilerinden koruyun. Gerçek güzellik meta olamayacak kadar yükseklerde.

Zaten o kadar yükseklerden getirildiyse bir ip parçası bile değerlidir.

Aşkı yerin 300 metre altında arayan insan zaten geri zekalıdır hem aşktan hem diğer her şeyden muaftır, ellemeyin!

Ezgi Akgül

Kapitalizm insanı nasıl yönlendiryorun bir başka yazısı “Kapitalizm Ve Kozmetik Firmalarının İstediği Kadın Modeli: Süper Güçl” göz atabilirsiniz.



One Comment

  • kapitalist sistem.. kimin ne parası varsa elinden almayı bilir..
    şeytanın Hz. Adem le Havvayı kandırması gibi
    belki bazı kuşların eşlerine beğendirebilmek için taş vb. süs eşyeları biriktirmesi gibi..

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir