Etkili İletişim: Hal Dilini Bilmiyoruz

fosyoloji tarafından tarihinde yayınlandı

İlk etkili iletişim atağını anne karnında tekme atarak yaparız. Dünyaya hal dili ile adeta “ben buradayım” mesajı veririz.

Sevgiye ihtiyacı olan bir kedi bacaklarınıza sürünerek “beni okşa!” derken, öfkelenen bir köpek dişlerini göstererek hatta hırlayarak “benden uzak dur!” demeye çalışır.

Kuruyan çiçek lisanı hal ile “benimle yeterince ilgilenmiyorsun” der. Dalları budanan, zamanlı suyu verilen bir ağaç, mevsiminde tüm cömertliğini gösterir memnuniyetini göstermek için.

İşte kedinin neden sürtündüğünü, köpeğin neden  hırladığını, çiçeğin neden solduğunu anlama kabiliyetine “iletişim becerisi” diyoruz.

İnsanlar olarak şu olayı çözebilsek çok yol katedeceğiz de kimse burnundan kıl aldırmıyor malesef. Bir bakın çevrenize, hatta kendi içinize bakın. Herkes anlaşılamamaktan, hak ettiği kadar değerinin bilinmediğinden, insanları idare etmenin çok zor olduğundan bahsediyor.

Ve genelde bu sorunların temel sebebi asla kendisi olmuyor. Bütün kötüler onu buluyor, hep iyi niyetinden kaybediyor, artık herkese ederi kadar kıymet vereceğinin yeminlerini ediyor. “Peki sen hiç hata yapmadın mı?” diye soru yönelttiğiniz çoğu insanın genelde ortak cevabı “insanlara güvenerek evet hata yaptım” oluyor.

Aslında iletişimin sadece konuşarak olduğunu zannederek başlıyoruz hata yapmaya.

Akşam eve geldiği zaman yemeğin tuzsuz olduğuna öfkelenen koca alt metinde “akşama kadar çalıştım, milletin ağız kokusunu çektim ve bunları sırf sizi sevdiğim için yaptım. Özeni hak etmiyor muyum?” demek ister. Kocasının böyle basit bir şey için öfkelenmesine darılan, küsen ve susan kadın “akşama kadar evde seni bekledim, hatta özledim, yemek yaptım ama ufacık dikkatsizliğimi abartıp beni kıracak kadar beni sevmiyor musun?” der hal dili ile.

Saçını uzatan adam toplumun alışılmışlıklarını takmadığını göstermek ister saç tipiyle. Çarşaf giyen kadın “bütün dayatmalarınızı ve özgürlük tanımlamarınızı reddediyorum” demeye çalışır giydiği elbise ile. Bir erkek bıraktığı sakal şekli ile hangi cemaatten ya da hangi görüşten olduğunu anlatmak ister topluma.

Biri ile aramıza mesafe koyduğumuz zaman “sende beni rahatsız eden bir şeyler var” mesajı veririz. Bazen susarak derdimiz anlaşılsın isteriz, bazen de bakışlarımız ile…

Bunca mutsuzluğun temelinde yabancı dil öğrenmeye harcadığımız vakit kadar, “hal dilini” öğrenmeye çaba sarf etmeyişimiz yatıyor sanırım.

Ezgi Akgül

Etkili İletişim İle İlgili Diğer Yazılara da Göz Atabilirsiniz.

  • Beklenti içinde olmanın Etkili İletişim İle doğrudan etkisini okumak için BURAYA,
  • “Empati” becerisini iletişim üzerindeki etkilerini öğrenmek için BURAYA göz atabilirsiniz.
Kategoriler: bi HAKİKAT söyle

0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir