Çiçekleri sevdiğimizi iddia edip onları kopararak en sevdiğimize armağan etmeye çalıştığımız tuhaf zamanların koridorundayım. Aşk nedir sorusunun cevabını arıyorum yanımdan geçen her gözün göz bebeklerinde.

Sevmenin sevilmekten bir adım geriden geldiği, insanların sevmeyi değil de sevilmeyi tercih ettiği boynundan urganlı ruhların göz yaşlarına muhtaç izliyorum insanları.

“Sen benimsin” demenin aşk olduğunu zannedenlerin “ben seninim” diyenlerle kavgasına denk geliyorum aynı koridorda.

“Aşık olmanın” çok güzel olduğu zamanlarda “aşık olunanın” en güzel olduğunu kaçıran insanların birbirlerinden kaçışlarına tanık oluyorum.

Sevgiliyi öpebilme mesafesinin en yakın olduğunu zannedenlerin, ruhunu öpebilmeyi ıskaladığı hatta gereksiz gördüğü zamanlar işte bilirsiniz.

Bir koridordayım…

O koridordan size aslında aşk zannettiğiniz şeyin aslında ne olduğunu anlatmaya çalışacağım.

Cidden ya bu aşk nedir?

Aşk nedir sorusundan önce aşk ne değildir sorusuna cevap arasak konuya daha iyi bir başlangıç yapacağımızı düşünüyorum.

Aşk asla birini çok sevmek değil. Öyle olsaydı emin olun aşk acısı diye bir şey olmazdı. Aşk birini çok sevmekten ziyade o seçtiğin birinin seni çok sevmesini beklemektir.

Çünkü birini çok sevmek serbest bir şey. İstediğini çok sevebilirsin. Mesela Sadri Alışık sev hatta delir onun için. Kimse yadırgamaz ve bu sevgi sana acı da vermez. Ya da git Emel Sayın sev bana ne ki? Kim ne diyebilir sana? Emel Sayın’ı çok sevmek hatta çok çok sevmek sana neden acı versin ki?

Buradan bakınca aşk nedir sorusunun cevabı eşittir çok sevmek değil bunu anlıyoruz.

Peki aşk nedir?

Aşk bencillik ve çok vahşi bir duygu bana göre. Yanlış anlaşılmasın “aşk yoktur ehe ehe!” demiyorum “evet aşk vardır ve çok vahşi bir duygudur.” diyorum.

Bunu biraz daha açacak olursak:

Aşk sevdiğini iddia ettiğin kişiyi çok sevmek değil onun seni çok sevmesini istemek demek. Hep seninle olsun senden başkasına bakmasın senden başkası ile gülmesin senden başkası ile mutlu olmasını istemek demek.

Hatta buradan bakınca aşk acısı bir ego problemidir de diyebiliriz.

Hemen hemen tüm sanat dallarını domine eden aşk nedir sorusunun cevabının bu kadar egosal bir sorun olması işin tüm sırrını bozuyor aslına bakarsanız. Yani şunu demek istiyorum, kaba, bencil ve gelişmemiş varlıklarız ama bunu öyle güzel paketleyip servis edebiliyoruz ki sonunda gerçeği hatırlayan kimse kalmıyor.

Hep kafamız dumanlı geziyoruz.

Oysa gerçek çok daha acımasız.

Doğadaki en vahşi omurgalılardan biriyiz ve menfaatimizin olmadığı hiçbir şeyi asla yapmıyoruz. Uydurduğumuz sanal dünyanın illüzyondan sahnesi üstümüze çökmesin diye birbirimize yalanlar söyleyip duruyoruz. Birisi tam uyanacak gibi oluyor onun da üstüne traktör kasası ile vicdan döküp susturuyoruz. Çünkü acı gerçekler tatlı yalanlar kadar sevilmez.

Aslında yapılması gereken şey çok basit. Bencilim ne mesela ya da de ki soyumun devamı için seninle birlikte olmam gerekiyor hormonlarıma söz geçiremiyorum de! Hatta de ki ben seni sevmiyorum senin beni sevmeni seviyorum de!

Çünkü yaptığın her şeyin motivasyon kaynağı bu duygular neden birbirinize yalanlar söylemeyi tercih ediyorsunuz ki? Yapılanlara değil söylenenlere inanmak daha mı işimize geliyor acaba?

Hepimiz robotlar kadar birbirimize benzerken balerin gibi estetik adımlarla sahnede oluş amacımız ne bizim ya?

Yoo yanlış anlaşılmak istemem tekrar ediyorum: Aşk nedir sorusunun cevabı “aşk maşk yoh kıçınızdan uydurmayın!” değil. Aşk vardır ve çok vahşi bir duygudur.

Yani öyle üzerine şiirler yazılacak öykülere konu olacak kadar özel bir şey değil yaşadığınız. Öküzün ineği gördüğü anın adıdır aşk diyorum.

Egoma dokunuyor beni sevmemen demek aşk. Benimle ilgilenmiyor oluşun kibir kat sayımı artırıyor demek, önceliğinin ben olmayışım kendimi değersiz hissettiriyor Allah’ın belası beni derhal hak ettiğim kadar sevmelisin demek!

Bunun neyine şiir yazılır ki?

Bütün aşk serüvenlerinin en son amacı kusursuz yeni nesli üretme çabasıdır. Aşk senin iraden ile olan bir şey değil torunlarının doğma arzusudur. Çok acımasız geliyor kulağa değil mi?

Ponçik kalbinizi kırdığım için özür dilerim, ama gerçekler hep böyledir hep acıtır.

  • Aşk nedir sorusuna bundan bir kaç yüzyıl önce Schopenhauer yanıt aramış ve Aşkın Metafiziği kitabını yazmış. Okumanızı tavsiye ederim.
  • Aşk nedir sorusu ile uzaktan yakından alakası yok ama şu yazıyı da şuraya bırakalım. Hayat Felsefesi Nedir?

Ezgi Akgül / Fosyoloji FaceBook

Aşk Nedir?

Aşk Nedir?” üzerine 2 düşünce

  • Haziran 29, 2021, 10:03 am
    Kalıcı bağlantı

    Çok güzel tarif etmişsiniz hocam. Aynen dediğiniz gibi kibir, ego aşkın sıkı dostlarıymış. Bende bu şekilde aşık olmuştum, hatta öyle ki neredeyse bana tapsın istiyordum. İnançlı birini şirk e düşürecek kadar tehlikeli. Lakin bunu materyalistlerin görüşleriyle yakınlaştırmanız üzdü beni 🙂 belki de tecrübeler, farklı bakış açıları yaratıyor olabilir. Çünkü ben onun için ondan vazgeçmiştim. Neyse olay bazında girersek çıkamayız. Ama hormonal olmadığına eminim.

    Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

slotbar güncel giriş -

asyabahis yeni giriş

- casinoslot - Goldenbahis yeni giriş -
Baymavi
%d blogcu bunu beğendi: