Kintsugi sanatı felsefesini daha önce duydunuz mu bilmiyorum.

Kırılan nesneyi eskisinden daha güzel ve değerli hale getirmek amacı ile çatlak ve kırıkların altın kullanılarak onarılması esasına dayanan Japon sanatı bu Kintsugi. İnternet’ten aratarak eski ve değersiz gibi görünen şeylerin biraz çaba ile nasıl daha değerli hale geldiğini görebilirsiniz.

Ancak bu sanatta benim ilgimi çeken şey olayın felsefesi oldu. Çünkü Kintsugi bir kadir kıymet bilme sanatı ayrıca. Neyin kadri kıymeti kaldı ki diye düşündürtüyor insanı.

Hep kırıyor ama hiç tamir etme ihtiyacı hissetmiyoruz artık.

İnsan ilişkilerimizi bile hep tüketerek sürdürdüğümüz bir zaman diliminde yaşıyoruz. “Kimseye eyvallahım yok benim” marş gibi dilimizde artık. Yenisi bizi güldürdüğü müddetçe eskisini hatırlamıyoruz bile. Oysa kırık dökük yanlarımızı birkaç altından güzel söz ile onarsak tıpkı o sanatta olduğu gibi, hem eski ve değerli bir ilişkiyi çöpe atmamış olacağız hem de yeni sözlerin yaldızları ile ilişkimize yeni bir ruh katacağız tıpkı Kintsugi gibi.

Kırmamak, hata yapmamak mümkün değil.

Çünkü tarihin tanıklık etmediği kadar hızlı akıp giden hayat, bizimle güçlendirilmiş motorlarımız bile olmadan ve bana göre hiç adil olmayan şekilde yarışıyor.

Belki bundan elli yıl önce ön görülebilir şeyler artık hayatımızda vantilatör pervanesini takip ediyor hissi gibi baş döndürücü ilerliyor.

Bırakın hayatın dönemeçlerini ve virajlarını önceden tahmin etmeyi, önceden kestirmek bile imkansız olmaya başladı sanki.

Muazzam bir hız var hayatımızda…

Kısa dönemli bir eylemi planlamak ve ona sadık kalmak başlı başına zor olmaya başladığı gibi; yine bu hız içerisinde uzun vadeli planlar yapmak da korkunç geliyor insana.

Bunca hızın içerisinde ister istemez bir yerlere çarpıyor istemesek bile kırıyor ya da kırılıyor hiç arzu etmediğimiz şekilde kafamızın üzerine düşüyoruz.

Eskimenin, kırmanın, ölmenin daha doğrusu yok olmanın normal olduğunu hepimiz kanıksadık. Ancak tüm bu kanıksamalar içinde tuhaf olan gidenin yerini bir yenisi işe kapatmaya çalışma çabası.

Ruhumuzun kolu kanadını da kırıyoruz, tamir etmeye lüzum hissetmeden…

Dilimize pelesenk etmişiz “kırılan şey eskisi olmaz” diye. Her üzülmenin başına ve sonuna besmele gibi bunu ekliyoruz tüm kapıları kapatıp.

Evet eskisi gibi olmaz kırılan şey ama belki daha iyi oluru çıkmadık candan ümit kesilmezi öğretiyor Kintsugu sanatı.

Denemeye değmez mi?

Ezgi Akgül / Fosyoloji FaceBook

Kintsugi Sanatı Felsefesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

slotbar güncel giriş -

asyabahis yeni giriş

- casinoslot - Goldenbahis yeni giriş -
Baymavi
%d blogcu bunu beğendi: