Körlük / José Saramago

Körlük / José Saramago
Körlük / José Saramago

Körlük romanının okumaya meraklı herkesin bildiği bir hikayesi vardır. Kitabın Portekizli yazarı José Saramago bir kafede oturur. Siparişini beklerken de ” Acaba tüm insanlar kör olsa nasıl olurdu” diye geçirir aklından. Sonra da modern edebiyatın klasikleri arasına girmeyi başaran “Körlük” romanını yazmaya karar verir.


Ben siparişimi beklerken genelde “öldüm açlıktan nerede kaldı bunlar ya” diye geçirirken analar neler doğuruyor. Tabi öyle olunca da o Saramago oluyor benim durumu da görüyorsunuz zaten.:)
İnsanların gerekli ortamı bulduğu zaman nasıl yoldan çıkabileceğine simsiyah bir distopya Körlük.


Nokta ve virgül dışında başka hiçbir noktalama işareti yok Körlük kitabında. Bir başka olmayan şey ise kimsenin adı yok kitapta. Birinci Kör, İkinci Kör ya da Doktor ya da Şoför olarak adlandırıyor. Yazar bu işi öyle güzel yapıyor öyle hoş kurguluyor ki okuyanlar kendilerini kör gibi hissetmeye başlıyor. 


Körlük Kitabının Konusu


“Başka bir gezegene, oradaki kayaların yapısını incelemek için araç gönderebilecek kapasiteye sahip bu şizofrenik insanlık, milyonlarca insanın açlıktan ölmesini umursamayabiliyor. Mars’a gitmek, yanı başındaki komşuya gitmekten daha kolay görünüyor.” Demiş Jose Saramago 1998 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldıktan sonraki konuşmasında. Aslında hepimizin ne kadar kör olduğunu kravatlı adamların röfleli kadınların yüzüne yüzüne doğru söylemiş bir nevi


Kitapta araba kullanan bir adam o esnadaaniden kör oluyor. Ama bu körlük sanıldığı gibi sıradan bir görememe hali değil. Körlük salgın şeklinde herkese bulaşıyor, bir kişi hariç. Ve o bir kişi üzerinden insan yanlarımız sorgulanıyor. Ben kitabı çok beğendim okumanız şiddetle tavsiye olunur…

Bir başka önerdiğim kitap “Kesin İnançlılar / Eric Hoffer” da okunabilir.

Körlük / José Saramago Kitabından Alıntılar

“Asıl körlük, umudun tükendiği bu dünyada yaşamaktı.”

“Hiçbir mutluluk sonsuza kadar sürmediği gibi, mutsuzluk da geçicidir.”

“Göz, belkide insan bedeninin içinde ruh barındıran tek kısımdır.”

“Sessiz kalma en kuvvetli alkışlamadır.”

“Biz şimdiden yarı ölüyüz, dedi
Hayır yarı canlıyız diye karşılık verdi karısı.”

“Duyguları ifade edecek kelimeleri kullanmamak, yaşamda yavaş yavaş kör olmak değil midir zaten.”

“İnsan gibi yaşamıyorsak, en azından tam anlamıyla hayvan gibi yaşamamak için elimizden geleni yapalım.”

“Zorunluluklar insana mucizeler yarattırır.”

“Bakabiliyorsan, gör. Görebiliyorsan fark et.”

“Kör bir polisle, kör olmuş polis arasında fark vardır.”

Ezgi Akgül / Fosyoloji FaceBook

%d blogcu bunu beğendi: