Murphy Kanunları Nedir?

Siz de “umarım bir tanıdık ile karşılaşmam” dediğiniz an da bir tanıdık ile karşılaştınız mı? Hep sizin girdiğiniz kasanın ya fişi ya bozuk parası bitiyor ya da önünüzdeki müşterinin kartları çalışmıyor mu? Trafikte girdiğiniz şerit yoğun ama diğerleri hep akıyor mu? Bir şeye ihtiyacınız yokken hep gözünüzün önünde ama tam lazımken bulamıyor musunuz? İşte yaşadığınız bu olaya Murphy kanunları deniyor.

Sigaranın hep rahatsız olana geldiği, en beğendiğiniz bluzun asla bedeninin kalmadığı, tam vazgeçtiğiniz an da vazgeçtiğiniz şeyin size geri geldiği bu olayı aslında kendisi mühendis olan Edward A. Murphy: “Eğer bir işi halletmek için birden fazla olasılık varsa ve bu olasılıklardan biri istenmeyen sonuçlar veya felaket doğuracaksa; kesinlikle bu olasılık gerçekleşecektir” olarak tanımlıyor. 

Hayatımın son iki yılı yoğun hastalıklar, bunalımlar, telafisi zor olan hatalar, ardı arkası kesilmeyen düşmelerin ardından ayağa kalkmaya çalışmalar ile geçti. Dizimde olan yaraları ne zaman öpüp iyileştirsem, yeniden biri çelme takıp düşürdü. Ne zaman “evvveeet sonunda ben de mutluyum her şey çok mükemmel” desem öyle hissetsem, mutlaka çok kısa sürdü. 

Zafer madalyasını kazandığım zaman sonuncu olduğumu gördüm, çok güzel hissettiğim gün yüzümden kocaman sivilce çıktı. “Allahım bugün çok mutluyum yaaa” dediğim gün az kalsın evi yakıyordum. Çok komik ama bir arkadaşın yazdığı mesaja kahkahalar ile gülerken merdivenden düşüp ayağımı kırmıştım. 

Başlarda bunu pek önemsemesem “hayatın akışı içinde olağan şeyler bunlar, aman canım senin hatandı zaten” desem de bugün bir daha anladım ki hayır gerçekten bir yerde bir sorun var. 

Bu her şeyin olumsuz gitmesine kimi “sende nazar var” dedi. Biri “kız yoksa sana büyü yapmış olmasınlar” dedi. Yoga, pozitif olumla falan kafayı beyni iyice dağıtmış bir arkadaş “evrene yeterince pozitif mesaj göndermiyor olabilir misin sen ya” dedi. Burçlara meraklı biri “ay amuda kalkmış Merkür takla attı sen o yüzden böylesin ama geçecek” dedi. “Dua et düzelir” diyen oldu “6685680455800 defa salavat çekersen her şey yoluna girer” diyen de oldu. 

Düzeldi mi? Hayır! 

Hayatım hala üçüncü sınıf STV dizisinde başına hep kötü şeyler gelen görümce gibi geçiyor. Bazen dört beş bölüm içinde felç, aynı zamanda kör, evlatlık olduğunu öğrenirken eltisinin tecavüzüne uğramış, ama çocuğun amca kızından olduğunu fark etmiş Ankara dizisi karakterlerinin bile benden daha umutlu olduklarını düşünüyorum. En azından saç balyajlarını, saç jölelerini, dudak kontürlerini ihmal etmiyor bu insanlar. Hayat emaresi hala var onlarda. 


Murphy Kanunları Ve Hayatım


Tamam mübalağa yapıyor olabilirim de şunu artık çok net görüyorum. Zaten murphy kanunlarına inanıyor da değilim. İnsanın başına ne geliyorsa bu hayatta kendi salaklıklarından kendi çiğliklerinden geliyor.

Bir varil lağım suyunun içine bir kaşık bal koysan o yine de lağım suyu olarak kalıyor. Bir varil balın içine bir kaşık lağım koysan o yine de lağım suyu oluyor değişmiyor. 

Bazen ne yaparsan yap olmuyor, toplamaya çalıştıkça karanlıkta dağılan inci tanelerine bakıyor gibi çaresiz hissediyorsun kendini. 

Sonra diline bir inşirah dolanıyor sabah akşam, rahatlıyorsun. 

Hayat böyle bitecek galiba, böyle böyle büyüyeceğim… 

Ezgi Akgül

Konuyla bağlantılı “Anı Yaşamak” isimli yazıya da bakabilirsiniz.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön