Tavsiye belgesel listesi arıyorsanız doğru yerdesiniz. Belgesel izlemeyi çok seven biri olarak belgesel tavsiye etmesem ayıp olurdu. 🙂

Neden Tavsiye Belgesel Listesi Hazırladım?

Google çöplük gibi. İnsan aradığı şeye ulaşmak için bazen saatlerini arıyor. Tavsiye belgesel listesini hem kendim için hem de sizin için kolaylık olsun diye hazırladım.

1- Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi

Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi
Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi

Tavsiye belgesel listemin birinci sırasında Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi var. Michael Moore’un Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi filmi, iki saatlik bir kapitalizm eleştirisidir. Ama onun dışında da iki saatlik “eğlenerek öğrenelim” temalı gerçek bir okul dersidir.

Moore, Kapitalizm sistemimiz hakkında çok tüyler ürpertici sorular öne sürüyor bubelgeselinde: Gerçekten de kötü mü? Kaldırılmalı mı? 

Ve bunu, 1989’daki çığır açan ROGER AND ME’den (aslında burada kullandığı arşiv görüntülerinin bir parçası) bu yana ticarette hissesi olan kaynayan popülist öfkeyle yapıyor. İçinde, Amerika’nın finans sisteminin, fakir ve orta sınıfın, aslında Amerika’nın kalbini ve ruhunu oluşturan ve her zaman en savunmasız olanların kalbini vuran kuralsızlaştırma ve yağmacı kredi uygulamalarıyla nasıl aşırı ısındığını ayrıntılarıyla anlatıyor.

Zenginler, milyarlarca vergi mükellefi kurtarma parasıyla birlikte uzaklaşacak. Aynı zamanda bize kurumsal açgözlülüğün hayatlarımızı zenginleştirmekten uzak olduğunu gösteriyor.

Michael Moore asla objektif olmadı. Hiç bir belgesel yapımcısı olmadı. Bir konu seçtiğinizde, zaten bir tür pozisyon almışsınızdır ve Moore ne düşündüğünü saklamaya çalışmaz.

2- Sosyal İkilem

Sosyal İkilem

Son zamanlarda izlediğim ve herkese mutlaka izlemesini tavsiye ettiğim bir belgesel Sosyal İkilem. Tavsiye belgesel listemin kinci sırasında oldu bu yüzden. Sanırım üç defa izledim ve bir sürü notlar aldım. Youtube, Twitter, Facebook gibi sosyal medya şirketlerinin kuruculuğunu yapmış ve işler çığırından çıktıktan sonra bu şirketlerden ayrılmış mühendislerle yapılan röportajları içeriyor.

İnsan algısı ile nasıl oynadıklarından neleri değiştirebildiklerinden sosyal medyanın bağımlılık yapması için hangi yapay zekaları kullandıklarından bahsediyorlar.

İnsan belgeseli izledikten sonra “vay be” diye derin bir nefes alırken buluyor kendini. Sosyal İkilem belgeselini kesinlikle tavsiye ederim.

3- Uygunsuz Gerçek

Uygunsuz Gerçek
Uygunsuz Gerçek

Dürüst olalım olur mu? Çoğu insanın ayak mantarıyla temas etmeyi umursadığı kadar Al Gore çevreyi de gerçekten önemsemiyor. Bu bir kanca! Çünkü Al Gore bir SİYASETÇİDİR! Tamamen yanlı bir bakış açısı ile çekilmiş bir belgeseli neden biz yansız izlemeyelim?

2006 yılında çekilen belgeselin üzerinden neredeyse 15 yıl geçti, Al Gore tüm tahminleri tutturamadı ama bugün dünyanın iklim değişikleri ile daha fazla mücadele ettiğini inkar edemeyiz. “Uygunsuz Gerçek” belgesel filmini belki bilgi almak için değil de farkındalık kazanmak için izleyebilirsiniz. Başına oturma sebebiniz ne olursa olsun mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum. Tavsiye belgesel listemin üçüncü sırasında bu yüzden.

4- Tüfek, Çelik ve Mikrop

Tüfek, Çelik ve Mikrop
Tüfek, Çelik ve Mikrop

Medeniyet Mezopotamya’da kurulduğu halde neden Avrupa Gine’yi bu konuda geçti? Dünyada bu gelir dağılımı neden adaletsiz? Gelir dağılımının Antropoloji ile alakası nedir?

Aslında belgesel kitaptan uyarlama. Kitap kadar ayrıntılı olmasa da tatmin edici bulmuştum ben.

Belgesel, “Silahlar, Mikroplar ve Çelik” hakkında orijinal bir teori sunuyor. Dizi, teoriyi güçlü bir şekilde destekleyen birkaç bölümü grafiksel olarak tasvir ediyor ve teoriyi genel eleştirilere karşı savunuyor.

Bu serilerde yeni bilgi eksikliğinden şikayet eden kullanıcı yorumları bulmak beni çok şaşırttı. Belgeselin ortaokulda öğretilen bilgileri sunduğunu söylüyorlar.

Gerçekten de öyle. Aslında, ortaokuldan beri bildiğim bilgilere orijinal bakıştan ve beklenmedik analizlerin eklenmesinden çok hoşlandım. İzlemenizi tavsiye ederim. Tavsiye belgesel listemin dördüncü sırasında.

5- Bir Dolara Yaşamak

Bir Dolara Yaşamak
Bir Dolara Yaşamak

Ne harika, mütevazı ve unutulmaz bir belgesel!  

Amerikalı dört arkadaş Guatemala taşrasına gidip günde bir dolarla iki ay geçirerek yaşanan sefalete ‘gerçekten’ tanıklık ediyor.

Bu belgesel hiçbir şeyi abartmaya çalışmıyor. Basit, özlü ve etkili. Hayata ve hepimizin katlanmak zorunda olduğu zorluklara nasıl bakılacağına dair yeni bir bakış açısı veren bir parça. 

Biri hayatının zor olduğunu düşünürse, bu belgesel, bir bireyin dünyadaki 1 milyardan fazla insanın yaşamak zorunda kaldıklarına kıyasla çoğumuzun algıladığı çoğu zorluğun gerçekten solduğunu görmesine yardımcı olacak bir başlangıç ​​noktası olabilir.

Yaş, ırk, cinsiyet ve sınıf düzeyinden bağımsız olarak insanlarla paylaşmak için harika bir belgesel. İzleyin ve insanlara anlatın. Tavsiye belgesel listemin beşinci sırasında.

6- Ayı Adam

Ayı Adam
Ayı Adam

Alman Yönetmen boz ayı meraklısı (insan neden boz ayılara meraklı olur onu da anlamıyorum gerçi) Timothy Treadwell’in hayat hikayesini ve ölümünü anlatıyor bu belgeselde.

Ancak bana göre bu belgeseli farklı ve izlenesi kılanbir insanın ayılar tarafından parçalanması değil, belgeseli farklı kılan şey insan doğa sınırının nereye kadar korunması gerektiği gerçeği. Doğa karşısında insanlar olarak haddimiz durmamız gereken nokta neresi çok çarpıcı şekilde hatta çok sarsıcı şekilde anlatmış Alman yönetmen. İzlemeniz tavsiye edilir. Tavsiye belgesel listemin alıntı sırasında.

7- Aptallık Çağı

İleride yeni nesiller bizim hakkımızda ne derlerdi acaba? Aptallık Çağı belgeseli bu soru üzerinden ilerliyor ve bize Aptallık çağı diyeceklerini iddia ediyor.

Belgesel 2055 yılında, mahvolmuş bir dünyanın arşivcisi Pete Postlethwaite’in günümüzün görüntülerine dönüp şansı varken insanlığın neden kendini kurtarmadığı sorusuna cevap vermeye çalışmasıyla açılıyor.

Aptallık Çağı belgeseli durdurulamaz iklim değişikliğine neden olanın 2015’e kadar olan yıllardaki davranışımız olduğu ve yüzyılın ortalarında yaşamın neredeyse yok olmasıyla sonuçlandığı fikrine odaklanıyor. 

Postelthwaite’in karakteri, yapabileceğimizi bildiğimiz halde kendi intiharımızı durdurmak için neden hiçbir şey yapmadığımızı anlamaya çalışıyor.

Kesinlikle tavsiye ederim “niye poşete para verek yaw” diyorsanız iki defa izleyin. Tavsiye belgesel listemin yedinci sırasında.

8- Gıda, Ltd.

Gıda, Ltd.
Gıda, Ltd.

Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi, gıda kaynaklı hastalıkların ABD’de her yıl yaklaşık 76 milyon hastalığa, 325.000 hastaneye yatmaya ve 5.000 ölüme neden olduğunu tahmin ediyor.

Belgeseli izledikten sonra ya abi en iyisi köy kim ne derse desin klişesinde kulaç atarken buluyorsunuz kendinizi.

Şiddetle tavsiye ettiğim bir belgesel Gıda, Ltd. Üzerinde çok yorum yapmaya gerek yok izleyin annem. Tavsiye belgesel listemin sekizinci sırasında.

9- Benim Cici Silahım

Benim Cici Silahım
Benim Cici Silahım

Bir Moore belgeseli daha. Bu adam bana çok itici geliyor ama bir o kadar da yakın. Söylediği anlatmaya çalıştığı şeyler çok ben gibi sanırım.  Tüm zamanların en çok gişe yapan belgesel filmleri arasında 6. sırada yer alan ve en iyi belgesel dalında oscar ödülü de kazanmış olan önemli bir yapım.

“Okula silahla gelen öğrenci..”, “Öğretmenini vuran çocuk..”, “Arkadaşını vuran genç…” haberlerinin alt metnini gözler önüne seriyor. Bu çocuklar bu silahlara nasıl ulaşıyor, hangi psikolojik sorunları yaşıyorlar, silahlara ulaşmak neden bu kadar kolay bunu kim finanse ediyor sorularına cevap aranıyor belgeselde. Mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum. Tavsiye belgesel listemin dokuzuncu sırasında.

10- 100 Yılın İtirafları

100 Yılın İtirafları
100 Yılın İtirafları

Tarihin kesinliği konusunda özellikle kendini beğenmiş bir görüşe sahipseniz, 100 Yılın İtirafları sizi etkilemek için pek bir şey yapmayabilir. Ancak geri kalanımız için Errol Morris, açıkça karmaşık bir adamın gerçekten karmaşık bir resmini sunuyor.

Robert S. McNamara belgesel yapımcısı Errol Morris ile 87 yaşında röportaj yapmayı kabul ediyor. Yaşamı boyunca yaşadığı deneyimleri anlatıyor, başarısından, başarısızlıklarından ve öğrendiği derslerden bahsediyor.

Ancak belgeseli benim için en çarpıcı yapan şey Amerika’nın geçmişte ve günümüzde nasıl denek faresi gibi kullandığı oldu. Daha doğrusu bunu zaten biliyordum da bunları birinci ağızdan itiraf gibi dinlemek daha hoşuma gitti sanırım. Tavsiye belgesel listemin onuncu sırasında.

11- Zamanın Ruhu

 Zamanın Ruhu
Zamanın Ruhu

Zamanın ruhu belgeselinin öne sürdüğü iddiaların meşruluğu hakkında pek çok tartışma var.Belgesel yapımcısının bize yutturmaya çalıştığı her şeyi tabi ki yutamayız elbette.

Ancak tüm bunlara rağmen Zamanın Ruhu belgeselinin kışkırttığı sorular sormaya değer ve göz ardı edilemez. 11 Eylül sonrasında Amerika hükümetinin nihai açıklamalarını doğrulamak için sunduğu varsayılan kanıt, bu tür filmlerin ve makalelerin sunduğu belki de teorik kanıtlarla karşılaştırıldığında, en iyi ihtimalle zayıftır. 

İnsanların medyayı hakikat olarak kabul etmeye şartlandırıldığına ve dolayısıyla hükümeti de (Amerika) bu şekilde kabul ettiğine katılıyorum. Tavsiye belgesel listemin on birinci sırasında.

12- Evrenin Harikaları

Evrenin Harikaları
Evrenin Harikaları

Evrenin Harikaları belgeselini izledikten sonra ne hissettiğiniz tarif edilemez. Bir diğer tarif edemediğim mevzu ise neden çılgın profösörümüzün sivilcelerine hayranlık duymamızın istenmesi.

Şaka bir yana Profesör Brian Cox, gezegenimizi keşfetme ve Evren’in hareketlerini ve onun meydana geldiği her şeyi açıklama görevini üstleniyor, böylece bu gezegendeki yerimizin ve genel olarak Evren’in simüle edilmiş ve güzel tasvirleriyle zarif bir şekilde açıklıyor.

Evren hakkında daha önce belgesel izlediyseniz duyduğunuz bilgiler sizi şaşırtmayabilir. Ama bu belgeseli diğerlerinden ayıran ve bu kadar sevdiren şey sanırım samimiyet. Profesör Brian Cox işine o kadar aşık ve bunu yüz mimiklerine öyle yansıtıyor ki içiniz ısınır onu izlerken. Bir diğer güzel şey insan acziyetini ne kadar küçük olduğunu yüzümüze bir kez daha çarpması. İzlemenizi kesinlikle tavsiye ederim. Tavsiye belgesel listemin on ikinci sırasında.

13- Kara Balık

Kara Balık  Belgesel Konusu
Kara Balık

İki yaşındayken yakalandığı 1983’ten beri esaret altında olan 12.000 poundluk bir orkanın ilgi çekici bir hikayesi Kara Balık belgeseli. SeaWorld’de çalışan (ve hayal kırıklığına uğramış) eğitmenlerle yapılan görüntüler ve röportajlar içeriyor. Bu vahşi ve bir o kadar zeki, ayrıca çok duyarlı hayvanların esaret altında tutulması gerekip gerekmediğine dair genel soruya dinamik bir ilgi katıyor. 

İnsan zevkinin ve acımasızlığının geldiği son noktayı göstermesi açısından çok çarpıcı bir yapım.

Kara Balık belgeseli, 1983’ten beri Sea World’de bulunan ve 3 kişinin (2 eğitmeni ve tankına sızan 1 adam) ölümünden sorumlu olan bir Orca olan Tilikum hakkında düşündürücü bir belgesel. Bu, bu hayvanların zevkimiz için esaret altında tutuldukları dehşetiyle ilgili bir film ve Sea World’ün koruduğunu iddia ettiği hayvanlar için ne kadar korkunç olabileceğini gösteren son film, ah ironi.

Gerçekte vahşi hayvanların mı yoksa insanların mı acımasız olduğunu çok net tanıklık etmek isterseniz şiddetle tavsiye ederim. Tavsiye belgesel listemin on üçüncü sırasında.

14- İnsan / Human

İnsanı insana insan ile anlatan bir yapım İnsan belgeseli. İnsan belgeseli yaklaşık 3 yıllık bir emeğin karşılığı. 2000 insan ile yapılan röportajlarda onların hayatlarından, aşklarından, savaşlardan, yoksulluktan bahsediyor.

Zaman zaman insan olduğunuz için kendiniz ile gurur duyuyor zaman zaman da kendinizden nefret ediyorsunuz izlerken.

Belgeselde drama yok gereksiz ajitasyon yok, Uruguay’ın mütevazı eski başkanı José Mujica dışında ünlü de yok.

Yann Arthus-Bertrand’ın çektiği bir başyapıt. Aslında buna Belgesel demeye dilim varmıyor çünkü insanı bütün çıplaklığı, mutluluğu, acısı ve gerçeğiyle böylesine anlatabilmek büyük bir sanatkarın eseri olabilir ancak. Dünyaya, dünya dışı bir varlık gelse ve “insan nedir” sorusunun cevabını ona anlatmak gerekse, bu belgeseli izletirdim ona. Tavsiye belgesel listemin on dördüncü sırasında.

15- Bir Katil Yaratmak

Otoritelerin kendilerini korumak için neler yapabileceklerini görmek için bunu izlemeniz gerekir. Belgesel Amerika ceza sistemini gerçek bir hayat hikayesi üzerinden eleştiriyor. Ancak dünya genelinde yapılan adaletsizlikleri de bu belgesel ile daha net anlayabilirsiniz.

Bir Katil Yaratmak belgeselini izlerken duvarları yumruklamak falan istiyorsunuz. Bir Katil Yapmak, şüpheli koşullar altında hapishaneye gönderilen, 18 yıl sonra DNA kanıtlarından temize çıkarılan ve kısa bir süre sonra eşit derecede şüpheli koşullar altında cinayetle suçlanan Steven Avery’nin gerçek hikayesini anlatıyor.

Adalet, çarpık güdülere ve onu yıkmanın yollarına sahip olanlar tarafından rehin tutulan bir yanılsamadır. Şok edici, çileden çıkarıcı. Ama yine de, bu gün ışığına çıkan bir durum. Bu, ABD adalet sistemindeki sistemik bir hastalık olması çok muhtemeldir, yankıları nedeniyle bilinçaltında gözden kaçırma eğiliminde olduğumuz bir şey, eğer doğru olsaydı, bu kadar yıkıcı olabilirdi. Tavsiye belgesel listemin on beşinci sırasında.

16- Baraka

Baraka Belgesel
Baraka Belgesel

İki defa izlediğim bir sanat eseri Baraka belgeseli. 1992 çıkışlı filmin yapımı beş yıl sürmüş, yirmi dört ülkede çekimler yapılmış ve dünyayı üç kez dolaşmışlar. Ron Fricke 70mm ‘lik özel bir kamera kullanmış bu filmde. Hızlandırılmış görüntüleri çekerken kameranın gerçek zamanlı hareket etmesi hakikaten aşırı estetik.

(Görmedim, kullanmadım ama) bunu yapabilmek için muhtemelen kamerayı bir düzeneğe bağlayıp milimetrik hareketler yapmış olmalılar ve muhtemelen bu çekimler çok uzun sürmüştür. Anlatmak istediklerini, anlasak da anlamasak da paylaşsak da paylaşmasak da kabul etmeliyiz her yönüyle çok ötemizde bir yapım.

 Doğanın, doğallığın insanın özü ve özgürlüğünü yakalayabilmesi için doğru yol olduğunu teknoloji ve modern hayatın müptelası olmanın kimilerini işçi, kimilerini de tüketici olarak köleleştirmekten başka bir şey ifade etmediğini anlatıyor belgesel o kadar emeğin sonunda.

Şiddetle tavsiye ediyorum. Tavsiye belgesel listemin on altıncı sırasında.

17- Samsara

Samsara, sığ insan materyalizminin, kültürümüzün yaygın nankörlüğünün ve gururla sahip olmaya devam ettiğimiz inanılmaz küstahlığın iç karartıcı derecede doğru bir açıklamasıdır. 

Bilgisayarda üretilemeyecek kadar güçlü ve insanlık kurgu olamayacak kadar samimi görüntüler içeriyor. Tek bir kelime konuşulmasa da, filmin görüntüleri binden fazla kelimeyi kapsıyor ve Samsara’yı varsayımsal olarak şimdiye kadar yazılmış en uzun şiir çalışması yapıyor.

Film, yirmi beş farklı ülkedeki birçok farklı insanın yaşam koşullarını, faaliyetlerini ve günlük rutinlerini anlatıyor. Nerede olduğumuza dair gerçek bir cevaba asla ulaşamıyoruz, bu da film yapımcılarının mekanlara ve insanlara ilişkin varsayımları ve yargıları engellemek için bir yöntem olarak işliyor. Bu çağrıştırıcı, unutulmaz yüz dakika ve birçok kişinin yaşamları boyunca deneyimleyeceğinden daha fazla derinlik ve muammada bize birçok şey gösteriliyor.

Fricke, “hayatın dönüp duran çarkı” için Sanskritçe olan Samsara’yı bazen insan faaliyetlerini öven ve sonra geri dönüp onu kınayan bir film olarak resmediyor. Basitçe söylemek gerekirse, bu son on yılın en iyi, entelektüel açıdan en teşvik edici filmlerinden biri.

Kesinlikle izleyin… Tavsiye belgesel listemin on yedinci sırasında.

Ezgi Akgül / Fosyoloji FaceBook

Kategoriler: bi film izle

0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

slotbar güncel giriş -

asyabahis yeni giriş

- casinoslot - Goldenbahis yeni giriş -
Baymavi
%d blogcu bunu beğendi: