O Ankara Beni Arasın

Lisede bir arkadaşım vardı, halk evlerine gider gelir “qanqa siz de gelin çok acayip ortam var” falan derdi, sonra öğrendim ki özel üniversiteye gitmiş…

Üniversitede bir arkadaşım vardı bodrum katında toplanırlar tezekten bomba nasıl yapılır onu öğrenmeye çalışırdı, kimyager olacaktı. Evlenmiş iki çocuğu var, geçen facebook’ta yaptığı karnıyarığı paylaşmış üstüne de “kapitalist düzende patlıcan almak zorlaştı” yazmıştı. Komünizm ile ilişkisi maslahatgüzar seviyesine inmişti, bir de ben vurmayım dedim.

İş yerinde bir arkadaşım vardı. Bunu tüm eylemlere çağırırlar pankart taşıtırlardı. Bu da pankart taşıdığı için sosyalist devrime bir adım kaldı falan zanneder “göreceksiniz ooolum bu emperyalist düzeni biz yıkacağız” derdi. Geçen öğrendim ki Amerika’ya taşınmış, bu ülkede yaşanmaz diye…

Bunların kahir ekseriyeti böyledir. “Rüzgar kapitalisttir ezer geçer, ama yağmur komünisttir eşit yağar” gibi aforizma soslu slogan atarak yaşarlar.

Buldukları her slogan onları motive eder. Slogan bitince dükkanı kapatıp ilk bunlar giderler.

Bizim mahallede de var böyle tipler.

Sabah kalkıyor akşama kadar slogan yazıyor. Akşam başka bir olay oluyor, yine slogan ile güne başlıyor.

Ehl-i sünneti ana avrat düz giderek müdafaa edenleri mi ararsın, her gün büyük fotoğrafı görüp büyük oyunları milletin karısına kızına özelden el sallayarak bozanları mı.

Gizli bilgiler hep buna geliyor gibi davranan Facebook’tan Sorumlu MİT Müsteşarlarından bahsetmiyorum bile.

Herif koordinat veriyor “asker şuradan gitse daha iyiydi bee!” yazıyor. Tüh ya, nasıl sana sormadılar ayıp etmiş terbiyesizler (!).

Bazen diyorum herkes “o Ankara beni arasın!” seviyesindeyse bi ben mi amele kaldım nedir? Yine de o Ankara beni arasın valla küserim.

Ezgi Akgül

Sosyal medya bağımlılığın geldiği son nokta için “Sosyal Medya Bağımlısı Olduk” yazısına da bakabilirsiniz.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön