Okulsuz Toplum – Ivan Illich

Okulsuz Toplum – Ivan Illich

Okulları insanları yaşlarına göre kronolojik olarak hücrelere sokan hapishane olarak gören Ivan Illich, “Okulsuz Toplum” kitabında daha iyi eğitimin ancak okullardan kurtulursak olacağını söylüyor…

Aynı ilgi alanına sahip insanları bir araya getirmenin daha verimli olacağını sınıf yerine dersin önemli olduğunu savunuyor. Tıpkı Osmanlı’da olduğu gibi sınıf değil ders geçme sistemini savunuyor yani bi nevi…

Satır aralarında okullara ayrılan bütçenin ve elde edilen başarının yok denecek kadar az olduğu, ekonomik olarak bile zararlı olduğundan bahsediyor.

Ivan Illich, hastanede doğup hastanede ölen, yani bir kurumun elinde doğan ve kurumlarla dolu bir dünyada yaşayıp, bir kurumda ölen insanlar olarak durumumuzun pek de iç açıcı olmadığını vurguluyor bu kitap ile.

Okulun, statükonun korunmasına vesile olan araçlardan biri olduğundan dolayı bu prestije sahip olduğu yolundaki tezini kanıtlamaya da çalışıyor. Ona göre günümüzdeki okullar, eğitim açısından etkisiz olduğu kadar, bölücü bir nitelik de taşıyor.

Haksız mı?

Ivan Illich – Okulsuz Toplum Kitabında En Beğendiğim Yerler


“Okul, yaşadığınız topluma ihtiyacınız olduğuna sizi inandırmaya çalışan bir reklâm ajansıdır.”

“Üniversiteler ve okullar kişiyi tüketim toplumuna adapte eder. Bundan dolayı okullaşma ortadan kalkmalıdır. Okul sonsuz tüketim mitinin başlangıcıdır.”

“İnsan, bir kez okulun bir ihtiyaç olduğunu kabul ettiğinde, diğer kurumlar için de artık kolay bir av haline gelmektedir.”

“Bireysel gelişme ölçülebilir bir meta değildir.”

“Okul, sadece Yeni Dünya’nın dini değil, aynı zamanda, dünyanın en hızlı gelişen iş sektörüdür.”

“Okulun aksine, belirli bir zaman diliminde aynı ilgileri paylaşan bireyler için olanaklar sağlayan kurumlar olmalıdır.”

“Okul sistemi, insanlara eşit şanslar vermek yerine, imkanların dağılımında tekelleşmeye yol açmıştır.”

“Mevki elde etmek amacıyla okullaştırılmış insanlar, ölçülemez yaşantıların ellerinden kayıp gitmesine müsaade etmektedirler.”

“İnsanoğlu bilimadamlarının, mühendislerin ve plânlamacıların oyuncağı haline gelmiştir.”

“Eğitimle ilgili dezavantaj okul içersindeki eğitimle giderilemez. Çünkü asıl problem okul kurumunun ta kendisidir.”

“Çocuklar donuk bir yeryüzünden uzay gemileriyle uçacakların hayalini kurmaktadırlar.”

“Beyin yıkamayla disiplini birbirine karıştıran özgür okul hareketi, öğretmene yıkıcı bir otorite rolü biçmiştir.”

Bir başka tavsiye ettiğim kitap “Ahmet Hamdi Tanpınar: Saatleri Ayarlama Enstitüsü” yazısına da göz atabilirsiniz.

Ezgi Akgül



Etiketler
slotbar güncel giriş -

asyabahis yeni giriş

- casinoslot