Hangi Renksin? / Psikoloji Yazıları – 1

Hangi Renksin? / Psikoloji Yazıları – 1

Toplumun insanları kategorilere ayırmasının ve insanların etiketlenmesinin insanın özel hayatı üzerinde nasıl etki yaptığını görmek isteyen bilim adamları, bunu lise öğrencileriyle denemeye karar verirler.

Yapılacak deney için hepsi aynı yaşta, benzer yaşam şartlarına ve hemen hemen aynı ders notlarına sahip öğrenciler seçilir.

Öğrenciler İki gruba ayrılırlar. Birinci gruba “Mavi Kuşlar” adı verilir ve onlara: “Siz çok akıllı çocuklarsınız diğer çocuklardan farklı ve istisnasınız, bu yüzden de başarı için çok şey yapmanıza gerek yok, sınava hazırlanma sürecinde size destek olacağız, azıcık takviye ile üniversite sınavında başarılı olacaksınız” denir.

Diğer gruba da “Sarı Kuşlar” adı verilir. Bu grup zekâ ve yaş ortalaması ile diğer gruptan farklı olmamalarına rağmen bunlara da: “Siz diğer gruptan bir tık aşağıdasınız. Size daha fazla zaman ayıracağız; ama yapacak çok şey de yok, onlar sizden daha akıllı; ama çabalayacağız” denilir.

Artık böyle acımasız deneylerin yapılması yasak bu konuda şanslıyız. Ancak deney sonucunda bilim adamların istedikleri verilere ulaşır ve yıl sonunda tahmin edilen olur.

Tembellik ve geri zekâlılık ile etiketlenen grup sınavda başarısız olur. Hatta sınavdan sonra da izlenen öğrenciler hayatları boyunca “siz geri zekalısınız ne yapsak olmaz olsa da zor olur” etiketine maruz kaldıkları o günleri hayatlarına yansıtırlar. Başarısız evlilikler, madde kullanımı, depresif reaksiyonlar.

Birbirine tamamen paralel hayatlar yaşayan bu öğrencelere sadece “sen busun” demenin hayatlarını nasıl altüst ettiğini görmek, insan acizliği noktasında çok dramatik bana göre.

Kendi hayatlarımıza baktığımız zaman üzerimize yapıştırılan etiketlerin ne kadar etkilediğini yine kendi yaşamlarımızı görebiliriz. İster dış dünya yapmış olsun bunu, isterseniz siz yapmış olun etiketleme üzerinden bize biçilmiş değerler ile yaşıyoruz hayatlarımızı. Bu etiketlerin çoğunun farkında bile değiliz. Etiketler kurgusal benliklerimizi dizayn eden tuğlalar olduğu için de bazen bilerek bazen istemeden aynı deneydeki çocuklar gibi dış etkenlerin oyuncağı oluyoruz.

Hele bir de insanların gözlerinin içine bakarak sizi tarif etmelerini bekleyecek kadar onların etiketlerine muhtaç iseniz ve bu muhtaçlığı da belli ediyorsanız, koyun olmaktan öteye gidemiyorsunuz. Duyduğunuz ‘Siz’ tarifleri üzerinden de kendinizi yargılıyorsanız geçmiş olsun, kalıcı etiketleriniz olmuş demektir.

Ezgi Akgül / Fosyoloji FaceBook

3 YORUM

  1. yasami boyunca ailesi tarafindan etiketlenip sonrasinda is ,es,arkadas diye surup giden bir surecin icine dusuyor bazilarimiz…..Allah hepimize kolaylik versin. ilacimiz farkindalik kazanip,kendimizi tanimak ..kisacik hayat yolunda uzun uzun uzulmelere gerek yok..bunun icin siz siz olun 40 lari beklemeyin:)

  2. İlla ki kendini tanıma yolculuğunu başlatmalı, hiç bir zaman geç değil. Nereden yakalarsanız kâr…

  3. Değersizlik duygusuyla yaşamak cok zor.Tam herşey yolunda gidiyorken bi yerlerden cikip seni alt üst etmeye yetiyor malesef bu duyguyla kendinle yüzleşmende daha uzun sürüyor

slotbar güncel giriş -

asyabahis yeni giriş

- casinoslot