İnsanlığın Dirilişi kitap yorumu yapmak da İnsanlığın Dirilişi kitap konusu hakkında konuşmak da o kadar zor ki! Deneyelim yine de…

Sezai Karakoç bu kitabında insanlığın meselesini dünya çapında ele almış. Rönesans öncesi ve sonrası dönemi değerlendirerek özellikle Batı’nın, akabinde gözünü ona dikmiş milletlerin yaşadığı buhranlara bir çözüm arayışına girmiş. Sezai Karakoç İnsanlığın Dirilişi kitabında bunu yaparken edebiyat, müzik, resim alanında ortaya konulan eserlerden insanlığın ruh halini tahlil etmiş, son bölümle de çözüm planını sunmuş. İnsanlığın Dirilişi kitap konusu tam da bu.

Bunu yaparken “Sizi rahatsız etmeye geldim” değil de;
“Sevgili insanlık, seni acımasızca eleştirmiyorum, nasıl bir varoluş sancısı ,bir anlam arayışı içerisinde olduğunun farkındayım, seni anlıyorum, bu yüzden gel bir de benim çözümüme kulak ver. Beğenmezsen yoluna devam edersin, saygı duyarım.” demiş adeta satır aralarında. Belki onun üslubundan öğreneceğim çok şey olabilir.

Bilginin marifete dönüşmesi konusunda çok sevdiğim bir kuş ve koyun örneği var.
“Kuş yiyeceği kursağında taşır ve yavrusunun ağzına aynı olarak kusar. Koyun ise ot yer, yavrusuna süt verir.
Önemli olan insanın kuş gibi değil koyun gibi, ezber kusmayan, bilgileri işleyip, sindirip değer katarak vermesidir.”

Işte bu kitapta böyle bir yorumlama mevcut…

Devrimleri, Eski Yunan ve Hint mitolojilerini, Nietzsche’yi , Karl Marks’ı vs inceleyip zamanla dinin felsefeye, felsefenin de politikaya dönüşerek -izm lerin kucağındaki insanlığa, İslam’in ışığında bir “Diriliş İnsani” olmanın tarifi yapılıyor.

Görüşlerini kabul edersiniz etmezsiniz ama Sezai Karakoç okumayan insanların her zaman eksik kalmış yanları vardır.

Ezgi Akgül / Fosyoloji FaceBook

Sezai Karakoç İnsanlığın Dirilişi Kitap Alıntıları

“Gurur öldürücüdür , alçakgönüllülük diriltici.”

“Ölüme dikkatini yitirmiş bir uygarlık içindeyiz. Ölümün yeter bir vaiz olduğunu unutmuş bir uygarlık.”

“Bilim ve teknikle dünyanın büyük bir kısmını ele geçiren, boyunduruğu altına alan veya etkileyen Batı, yavaş yavaş, başka bir dünya görüşüne sürüklendi: Hakikatin bilimin tekelinde olduğu görüş ve kanaatine. Bu aşırı düşünce gittikçe kökleşti. Ve batı bunalımın temel öğesi oldu. Bilim yeni çağın putu oldu sanki. Ya da putçulugu.”

“Aksiyonu düşünceden, jesti niyetten üstün gören bir felsefe gibi sızmış insan ruhunun kanatları arasına politika.”

“İnsan çağımızda gönül tarlasına durmadan put dikiyor. Kendi türettiği eşyaya, kendi kurduğu sisteme veya kendinin yücelttiği insana tapmak yoluyla kendine tapmaya çalışmakta belki de.”

İnsanlığın Dirilişi Kitap Yorumu – Sezai Karakoç

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

slotbar güncel giriş -

asyabahis yeni giriş

- casinoslot - Goldenbahis yeni giriş -
Baymavi
%d blogcu bunu beğendi: