Sistemli Hafıza Geliştirme

fosyoloji tarafından tarihinde yayınlandı

İlk ciddi aydınlanmamı “Haşema” kelimesinin açılımının “Hakiki Şeriat Mayosu” olduğunu öğrendiğim zaman yaşadım.

İkincisini de “gamzedeyim deva bulmam” şarkısında geçen “gamzedeyim” sözünün gamzenin içinde bulunma hali değil, dert anlamındaki “gam” ile zarar gören anlamındaki “zede” kelimelerinin birleşimi olduğunu öğrendiğim zaman yaşamıştım.

Sonra ki aydınlanma sürecim soğanı ayağımıza sararsak ne olacağı, amuda kalkıp su içersek gözlere etki edip etmeyeceği şeklinde devam etti.

Tabi haliyle aydınlanma eşittir magazin eşittir leş onedio sıralamasından öteye geçemedi hayatımda.

Yıllarım böyle geçti diyebilirim.


Ta ki Sistemli Hafıza Geliştirme Nasıl Olur Öğrenene Kadar


Yarım günden fazla bir şey okumadan durduğumu hatırlamıyorum. Benim için zaman, okumalar ve diğerleri diye ayrılıyor. Bunu “vay be kıza bak ne kadar zeki” deyin diye anlatmıyorum ama siz yine de deyin ağzınız eskimez.

Şaka bir yana bu okumalar çok düzensizdi birkaç yıl öncesine kadar. Sonra bunu sistemleştirmem gerektiğini düşündüm.

Evet iyi bir şey yapıyordum enerjimin yüzde yüzünü veriyordum ama kitabın kapağını kapattığım an da elimde yüzde on ancak kalıyordu.

Kendimi Cem Yılmaz gösterisinde tepine tepine gülüp, çıktığında aklında tek espri kalmamış alık bakışlı balık gibi hissediyordum her kitabın sonunda.

Bu böyle olmaz diye ne zaman isyan ettim bu fikri nereden duydum hatırlamıyorum ama harita ezberleyerek başladım işe.

Evet ciddi ciddi bir hafta oturdum a4 boyutunda dünya haritasını önüme aldım kim kimin komşusu, kuzey yarım kürede mi güney yarım kürede mi ülkelerin konumlarını ezberledim.

Ülkeleri zihnimde belli bir yere kodlayınca bundan sonra işim daha kolaydı.

Mesela;

“Kamboçya’da çiçek festivali sırasında çöken balkonda bilmem kaç kişi öldü” haberini okuduğum zaman zihnim beni Kamboçya’nın haritada ki yerine götürüyor artık. Ve Kamboçya’da çiçek festivali olduğunu aklımda daha rahat tutabiliyorum.

Sosyoloji’de bir sürü abuk sabuk filozofun, pabucumun sosyologlarının görüşlerini öğrenmek ezberlemek gerekiyor.

Atıyorum, Emile Durkheim isimli eleman Feminizm hakkında ne demiş, liberal demokrasi hakkında ne demiş, evrim hakkında ne demiş bilmek gerekiyor. Bu heriflerden zibilyon tane olunca da ister istemez kim ne demiş ne saçmalamış aklında tutamıyorsun.

Ben de kendime bir sosyoloji haritası çizmiştim. Marksizm için yıldız, pozitivizm için kare, yapısal işlevsellik güneş şeklinde bir harita oluşturdum.

Marksizm ile alakalı ne okuduysam zihnim otomatik olarak yıldızın içine atmaya başladı. “Pozitivizm” kelimesini ne zaman duysam o bilgi gitmesi gerektiği yeri bildi.

Bunu edebiyat, fizik, siyaset için de uygulayınca okumak benim için oyun oynamaktan farksız hal almaya başladı.

Hanımlar daha iyi bilir çorapların yeri belli kışlıkların yeri belli yarının menüsü belli olunca zihin daha az meşgul olur gereksiz düşünceler ile.

Sık sık “Ne okuyalım” sorusu ile karşılaşıyorum. Ne okunduğunda ziyade nasıl okunduğu daha önemli aslında.

Çünkü ben kimin yarası nereden kanıyor o yaraya hangi merhem iyi gelir bilemem. Bana iyi gelen başkasına iyi gelmez belki. Ben tarih okumayı severim de başkası roman okumaktan hoşlanır bilemem.

Eline ne geçerse okuyan biri olarak şunu çok net söyleyebilirim, sistemli okuduğunuz en basit bir kitap, sistemsiz okuduğunuz en kallavi on kitaba bedeldir.

Ezgi AKGÜL

Bir eğitim asla öğretim değildir söylenişi için “Liberalizm Nedir?” yazısına da göz atabilirsiniz.



Kategoriler: bi MEVZU kavra

1 yorum

Murat · Ağustos 16, 2019 5:58 am tarihinde

Güzel bir yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir