Sosyal medya bağımlılığından kurtulmak istiyorsanız önce hastalığın doğru teşhisini yapmak gerekiyor.

Siz de sabah uyanır uyanmaz bildirimleri kontrol ediyor, telefondan yarım saat uzak dursanız üçüncü dünya savaşı çıkmış da herkes sığınaklara sizden habersiz kaçmış zannediyor, aramanız gereken insanları sadece yürümek zorunda kaldığınız zaman yol çabuk bitsin diye ya da ev işi yaparken arıyor, çocuk ders çalışsın diye eve bağlattığınız İnterneti daha çok arkadaşlardan can almak, kedi videosu izlemek için kullanıyor, “aslında altın günlerini WhatsApp gruplarında yapsak daha ekonomik olur” diye düşünüyor musunuz? Geçmiş olsun mis gibi sosyal medya bağımlısı oldunuz.

Ve muhtemelen de sosyal medya bağımlılığından kurtulmak için çareler arıyorsunuz.

Daha fazla beğeni almak, paylaştığı yandan çekilmiş fotoğrafın altına “Bugün atrofi yaşamamak adına anterior kaslara anabolik dokunuşlar ile abdüksiyon ve addüksiyon çalıştık” gibi bol yabancı terim kullanırsa daha zeki görünceğini zanneden, bana göre beyin kaslarını karın kaslarına nakil ettirdiği için “ya bugün öyle bench attık kanka yanıyor hala” diyen adamların çıplak vücutlarını görmek zorunda kalıyoruz.

Marmaris büfede çift kaşarlı tost yerken çektiği fotoğrafın altında sanki Gorden Ramsey hazırlamış tostu gibi, “bunu mutlaka denemelisiniz” yazan çakma gurmelerin kenardan sızmış Bim Tavuk Salamlarını görüp midemiz de kalkıyor.

Ya ishal olmuş ya da suyu az içtiği için başı dönmüş adamların koştukları acil servislerde takılan serum ile fotoğraf paylaşmalarının sonu gelmiyor bir türlü. Basit soğuk algınlıklarını bile çaresi bulunamayan hastalık olarak algısını yapan ilgi manyaklarından da kurtulamıyoruz.

Hem aldığı bornoz takımını paylaşmazsa nikah memuru “olmamış bu, seneye bir daha başvurun umudunuzu kaybetmeyin olur öyle!” diyecek zanneden kadınlardan kurtulamıyoruz.

Ya da Monaco Prensine gelin gidiyor gibi havalar ile “baba evinde son kez tuvalete gidiyorum” diye tuvalet kapısında başlayan selfie çılgınlığına “kojjjaaaamm kojaam var benim, kojaaamla delirmeceler kojjaaaam” ile son bulan gösteriş budalalarının da sonu gelmiyor.

Doğum fotoğrafçısı gelmeden doğuramayan, bebek ayağı fotoğrafı atmadan anne olduğunu anlamayan, “Bugün ilk kakasını yaptı, babasına da kusarmış hanimiş benim tısbaaam” gibi gereksiz ayrıntıları fotoğraflayıp paylaşmaya çalışan manyaklar yüzünden kusmak üzereyiz.

Sabahattin Ali tümcesi yazmazsa fotoğrafın altına, parmak uçlarına kadar çektiği kazağın yeterince kendini cool göstermediğini düşünüp tatmin olamayan, “kitapsız hayat düşünemiyorum” diye gelen yorumları cevaplayan bu türlerden de, kış/kitap /kedi konseptli fotoğraflar hepimizin kabusu oldu.

Sosyal Medya Bağımlısı Oluşumuzu Fazla Uzattım Farkındayım.

Aslında diyet yaparken endokrin uzmanı kesilenleri, arkadaşları ile dil çıkarmalı üstüne çıkmalı gülmeli ağlamalı fotoğraf paylaşmadan sosyalleşemeyenleri, “Deniz kum güneş” temalı fotoğraf olmazsa dinlenemeyenleri, albümü yeni çıkmış popçu gibi değişik pozlar vermeden mezun olamayanları, şikayet ediyor gibi görünüp “bugün yine işler çok yoğun” diye steteskopunu, dava dosyasını gözümüze sokup övünenlerden de ne kadar kurtulmak için heyecanlandığımı söylemek isterdim ama gördüğünüz gibi uzatmak istemiyorum.

En iyisi İnstagram beğeni sayısını kapatmadan mayaladığım hamurun fotoğrafını atayım da siz benim ne kadar hamarat olduğumu düşünürken ben “poğaça hamuruna bir dahaki sefere iki kaşık şeker atmalıyım iki bardak değilmiş ya” diye söylenmeye devam edeyim.

Ortamlarda “geçen bir poğaça yaptım parmaklarınızı yersiniz” diye hava atarım kim bilecek.

Muhtemelen Google amcamıza Sosyal Medya Bağımlılığından Kurtulmak yazıp sayfaya ulaştınız. Yukarıda yazdıklarımın hiçbirini yapmayın sonuca siz de şaşıracaksınız. İnsan kaybettiklerini kaybettiği güzergahta bulur. Nerede kendinizi kaybettiyseniz orada bulacaksınız emin olun.

Ezgi Akgül / Fosyoloji FaceBook

Sosyal Medya Bağımlılığından Kurtulmak

Sosyal Medya Bağımlılığından Kurtulmak” üzerine 3 düşünce

  • Temmuz 18, 2019, 11:33 pm
    Kalıcı bağlantı

    Facebook hesabımı şimdilik dondurdum.
    Gerçek dünyaya adapte olmaya çalışıyorum.
    Alışmam biraz uzun sürecek ama başaracağım ?

    Cevapla
  • Mart 4, 2020, 11:19 pm
    Kalıcı bağlantı

    Biz 75 liler çok ezik büyüdük fakat şu cep telefonuna mahkum olmadık özellikle iphone düşmanıyım kullanamadığımdan değil kendim olarak mutluyum iphone’u olunca daha mutlu olanlardan değilim ailem eşim ve oğlumla mutluyum. Gerçeği yaşadığım için mutluyum 11 yaşımda başladı iş hayatım ben gerçeğim o yüzden sanalı sevmiyorum. Yazılarınızı okumak çok keyifli gerçekten gerçek oldukları için sanırım. Çevremde bahsettiklerinizden çok var adam bir odada önünde laptop kumanda yanında bir elinde telefon kadın mutfakta elinde telefon ev hanımı fakat ayda 2000 dakika yetmiyor kız çocukları var kolejde okuyor her akşam 100 problem çözüyor fakat gerçeği hiç yaşamamış odasında onunda elinde iphone saçını kimse okşamamış. Eşime bir gün keşke senin kızın olsaydım demiş üzüldüm. Onları size anlatsam kitap olurdu heralde. Yazmayı bırakmayın elinize sağlık. İmla hataları için özür dilerim.

    Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

slotbar güncel giriş -

asyabahis yeni giriş

- casinoslot - Goldenbahis yeni giriş -
Baymavi
%d blogcu bunu beğendi: