Toplumun McDonaldslaştırılması – George Ritzer

Toplumun McDonaldslaştırılması – George Ritzer

Sosyolojiye giriş yaparken okuyabileceğiniz en muazzam ve basit bir kitap olur Toplumun McDonaldlaştırılması kitabı. Amerika toplumları ve toplumların değişim sürecini görebilmek için de güzel bir kaynak olur. Fast food zincirleri, dünyada en çok markalaşan ve kapitalizmin beşiği içinde olan her durum ve markaya ithafen yazılmış yapıt, dünyanın günümüzde yaşadığı koşulları anlatıyor. Öyle ki 1990 sonrası dünya ve insanlarının değişimini, hızlı tüketim anlayışı doğrultusunda gerçek benliğine ulaşamayan insanları ve kalabalıklar içinde yaşayan yalnız kimseleri de sosyolojik bir dille anlatıyor George Ritzer .

Önceleri avcılık-toplayıcılık ile beslenen insanoğlunun zamanla daha kısa sürede besinlere ulaşmayı sağlayan marketleri açması, her seferinde aynı ve beklenen sonuçlara ulaşmak için tarifleri standartlaştırıp yemek kitaplarına hapsetmesi, zamanla yemek yapmak yerine restaurantlara gitmeyi seçmesi, daha da kısa sürede yemek yiyip bu süreci hızlandırmak için fast-food a başvurması ve son olarak dondurulmuş yiyeceklerle mikrodalga fırınla besin ihtiyacına çözüm bulması; bir süreç olarak bizlere durumumuzu izah ediyor. (Belki bu sürecin sonuna internetten verilen yemek siparişlerini de ekleyebiliriz)

İnsanoğlunun artık hayatında beklenmedik gelişmelere tahammülünün azaldığını görüyoruz. Bir işe başlarken , bir yiyecek sipariş ederken, bir yere giderken bizi neyin beklediğini bilmek istiyoruz. Bu kitap bu gerçekleri yüzümüze tokat gibi vuruyor diyebilirim.

George Ritzer – Toplumun McDonaldlaştırılması Kitabında En Beğendiğim Kısımlar


“Çocuklarınızı mümkün oldukça televizyondan uzak tutun ve yaratıcı oyunlar oynamaları için teşvik edin.”

“IKEA kataloğu, İncil’den sonra dünyada her yıl en çok basılan ikinci kitaptır.”

“Kowinski, içlerinde her zaman fast-food restoranları bulunan alışveriş merkezlerinin, insanların modern “tüketim dinleri”nin ibadetini yerine getirmek için gittikleri modern “tüketim katedralleri” olduğunu ileri sürer.”

“McDonald’s’ın modelinin başarısı, insanların sürprizleri az bir dünyayı tercih ettiklerini göstermektedir.”

“Ortak yemek, her gün ailenin bir araya gelmesini teşvik eden temel ritüelimizdir. Bunu kaybedersek, aile olmak için yeni yollar bulmak zorunda kalacağız. Yemeğin sağladığı ortak neşenin kaybetmeye değer bir şey olup olmadığını düşünmek gerekiyor.”

“Çevrimiçi sosyal ağlarla benliğin dijital temsilinin yapılandırılması sebebiyle, Facebook’ta sosyalleşmenin de McDonaldlaştığını söyleyebilmek mümkündür.”

“Gitgide daha fazla insan, kendi başlarına düşünüp tercih yapma olanaklarını ve becerilerini kaybedeceklerdir.”

“Herkesin aynı olduğu bir dünya, insanların etraflarındaki benzer aynılıkları hemen kabul ettikleri bir dünya olacaktır. Kuşkusuz bir bilimkurgudur fakat bizi bu yola götürecek teknoloji halihazırda buradadır!”

Bir başka tavsiye ettiğim kitap “Ahmet Hamdi Tanpınar: Saatleri Ayarlama Enstitüsü” yazısına da göz atabilirsiniz.

Ezgi Akgül



Etiketler